Secopedia

Ekonomik Yaptırımlar

Ekonomik yaptırımlar, hâkimiyet amaçlı bir saldırganlık gibi algılanmalarına rağmen, literatürde siyasi bir amaca askerî güç kullanmadan ulaşmayı hedefleyen barışçıl araçlardan biri olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik yaptırım kararlarının alınması ve uygulanması konusunda Birleşmiş Milletler (BM) önemli bir aktördür. BM’deki yaptırım kararı, belli bir meşruiyet arz eden karar alım sürecinin sonucunda gerçekleşebilir.  Bu meşru kararlara örnekler, BM Güvenlik […]

Yazıyı Paylaşın

Ekonomik yaptırımlar, hâkimiyet amaçlı bir saldırganlık gibi algılanmalarına rağmen, literatürde siyasi bir amaca askerî güç kullanmadan ulaşmayı hedefleyen barışçıl araçlardan biri olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik yaptırım kararlarının alınması ve uygulanması konusunda Birleşmiş Milletler (BM) önemli bir aktördür. BM’deki yaptırım kararı, belli bir meşruiyet arz eden karar alım sürecinin sonucunda gerçekleşebilir.  Bu meşru kararlara örnekler, BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararlardır. BMGK ana karar organı olmakla beraber BM Genel Kurulu’nun temsil özelliği göz önüne alındığında, bu Kurul tarafından önerilen yaptırımların meşru olduğu da dile getirilebilir. Meşruiyeti tartışmalı olanlar ise sadece bir ülkenin diğer bir ülkeye uzun süreli yaptırım uyguladığında ortaya çıkar.

Yaptırımlara neden olan konular insan hakları veya uluslararası normları koruma, silahlanmayı veya örgütlü suçu engelleme, saldırganlığı caydırma gibi evrensel meşruiyeti görece yüksek olanlar olabileceği gibi, bir devletin dış politika amaçları çerçevesinde belirlediği stratejide uygun gördükleri de olabilir. Öte yandan, bazı durumlarda yaptırım uygulanmaması da gayrımeşru görülebilir. Örneğin İsrail’in Filistinli sivillere karşı şiddet kullanımı nedeniyle bu ülkeye yaptırım uygulanması düzenli olarak dile getirilmekte, fakat BM Güvenlik Konseyi özellikle Amerikan vetosu nedeniyle bu kararı alamamaktadır. Dolayısıyla, yaptırımların gereği ve meşruiyeti kadar algılanmaları ve etkinlikleri de literatürde tartışmalı konulardır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ekonomik yaptırımlar konusunda da  uluslararası barış ve güvenliği korumak veya yeniden tesis etmek için Birleşmiş Milletler Şartı’nın VII. Bölümü uyarınca harekete geçebilir. Örneğin 41. Madde kapsamındaki yaptırım tedbirleri, silahlı kuvvet  kullanımını içermeyen geniş yelpazedeki yaptırım seçeneklerini kapsamaktadır. 1966’dan bu yana Güney Rodezya, Güney Afrika, Eski Yugoslavya, Haiti, Angola, Liberya, Eritre/Etiyopya, Ruanda, Sierra Leone, Fildişi Sahili, İran, Somali/Eritre, IŞİD (Da’esh) ve El Kaide, Irak, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Sudan, Lübnan, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Libya, Taliban, Gine- Bissau, Orta Afrika Cumhuriyeti, Yemen, Güney Sudan ve Mali olmak üzere (aynı ülke veya örgüt ile ilgili olarak birden fazla kez de olabilecek) şekilde 31 yaptırım uygulamasında bulunmuştur. Bunların her biri doğrudan veya sadece ekonomik yaptırım olmayabilir. Bu yaptırımlar çeşitli hedefler doğrultusunda çeşitli şekillerde uygulanmaktadır. Uygulamaların yelpazesi kapsamlı ekonomik ve ticari yaptırımlardan silah ambargolarına, seyahat yasaklarına, mali veya emtia kısıtlamaları gibi daha hedefe yönelik tedbirlere kadar uzanabilir. Yaptırımların amaçları arasında terörizm vb. şiddeti engellemek, barış süreçlerini desteklemek, hukuka aykırı tavırları caydırmak, insan haklarını korumak ve nükleer silahların yayılmasının önlemek yer almaktadır. Hâlihazırda, çatışmalara barışçıl çözüm, nükleer silahların yayılmasını önlemek ve terörizmle mücadele amaçlarıyla 15 adet yaptırım uygulaması bulunmaktadır.

Tablo 1:

Kaynak: “Rus ekonomisi ne kadar dışa bağımlı, yaptırımlar Rusya’yı nasıl etkileyebilir?” BBC Türkçe, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60654786 

Ekonomik yaptırımların etkisi de önemli bir tartışma konusudur. Günümüzde ekonomik yaptırımların etkinliği incelenirken neo-liberal küreselleşme sürecini arka bağlam olarak düşünmek gerektiği söylenebilir. Dünyadaki ekonomik bütünleşme sürecinin yüksek seviyeye ulaşmış olması nedeniyle karşılıklı bağımlılık olgusunun artmış olması, ekonomik yaptırımlar ile istenen amaca ulaşmayı kolaylaştırmak kadar zorlaştırmaktadır. Örneğin, Tablo 1’de görülebileceği üzere, yaygın yaptırımlara rağmen, Rusya’nın açık ara en büyük ticaret ortağı olan Çin’in yaptırımlara katılmaması sonucunda yaptırımların etkisini azalmaktadır. Ayrıca, yaptırım uygulayan ülkeler de karşılıklı bağımlılık çerçevesinde zarar görmektedir. Özellikle AB ülkelerinin Rusya’ya olan enerji bağımlılıkları nedeniyle  yaptırımların maliyetinin etkileri buna örnek olarak verilebilir.  

Ekonomik yaptırımları savunanlar, yaptırımların giderek daha etkili bir dış politika aracı olduğunu öne sürerken, eleştirenler hedef ülkenin davranışlarını değiştirmekte ender olarak etkili olduğunu söylemektedirler. Aslında, yaptırımların hedef ülkelerde yarattığı etkiler farklılık arz etmektedir. Yaptırımların amaçları çerçevesinde olumsuz etkilerine bakıldığında, hedef ülkede yaptırıma konu olan politikalara ve hükümete yurttaşları, müttefikleri veya diğer aktörler tarafından desteğin artması veya yaptırım uygulayanlara tepkinin artması gibi durumlar gözlemlenmektedir. Hedef ülkenin toplumunda, yaptırım uygulayanlara karşı zaten bir tepki varsa, bunun yaptırıma konu olan politikaya desteğin artmasına neden olması beklenebilir. Benzer doğrultuda, kendi hükümet ve siyasetçilerini eleştirenlerin de yaptırım uygulayanlara tepkileri olabilir. Bu noktada, tepkilere kaynak teşkil eden duyguların oluşumunu araştırmak ve anlamak yaptırımların etkileri ve sonuçlarını değerlendirmek için elzem görünmektedir. Nihayetinde yaptırımlar hiçlikten doğmazlar. Genelde ilgili faillerin uzun zamandır inişli çıkışlı veya kötü ilişkileri olmakta ve ilgili toplumlardaki elitler/bireyler/gruplar/sınıflar bu kötü veya dengesiz ilişkiler içerisinde sosyalleşmektedirler. Örneğin Rusya Federasyonu ve ABD toplumlarının birbiri hakkında yüz küsur yılda oluşmuş ve epeyce yerleşmiş yargıları söz konusudur. Dolayısıyla, ABD tarafından Rusya’ya yaptırımlar uygulanması söz konusu olduğunda, Rusya toplumunun bunu yaptırımlara neden olan konu(lar) çerçevesinden ziyade ABD’nin Rusya’ya olan düşmanlığı olarak değerlendirmeleri gözlemlenmektedir.

Ekonomik yaptırımların etkilerini incelerken hedef ülkenin ekonomik yapısından yönetim biçimine, devlet-toplum ilişkilerinden uluslararası ilişkilerine kadar birçok farklı etkene bakmak gerekir. Çok değişkenli bu durum, bu konuda net bir sonuca ulaşmayı da zorlaştırmaktadır. Örneğin İran’a uygulanan yaptırımlar çerçevesinde bakıldığında, Tablo 2’de görülebileceği gibi yaptırımların etkisini gözlemlemek kolay değildir. Bir yandan, 2016 yılındaki ekonomik büyümenin net şekilde önceki yıllardan ayrışmış.olduğu görülebilir. Öte yandan, ekonomik büyüme doğrudan insanların temel ihtiyaçları ile ilgili değildir; yani ekonomik büyümeye rağmen insanların ihtiyaçları karşılanamıyor olabilir ve bu da ekonomik yaptırımların etkili olduğu anlamına gelebilir. Günümüzde İran’da yaşanan toplumsal sıkıntılar ve tepkilere bu çerçevede de bakılabilir. Benzer şekilde 1990’larda Sırbistan’a uygulanan yaptırımların olumsuz etkisi yıllarca tartışma konusu oldu; 2000’de rejim değişikliği yaşandığında ise yaptırımların Sırbistan toplumunda yarattığı sıkıntıların bu değişimde etkili olduğu düşünüldü.

Tablo 2:

Kaynak: Enis Şenerdem, “ABD’nin yaptırım kararı: Hangi ülkelere ne uyguluyor, ekonomiler nasıl etkileniyor?”, BBC Türkçe, 2 Ağustos 2018 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45040383

Yaptırımların, uygulayan ülkeye de zararları olduğu da dile getirilmektedir. Bu çerçevede müttefiklerle ilişkileri zedelemek, rakipleri düşmanlaştırmak, husumeti keskinleştirmek, ülkenin vatandaşlarına zarar vererek hükümetin itibar ve etki kaybetmesi gibi ciddi unsurlardan bahsedilebilir. Bu açıdan belirgin örnek ABD’nin farklı ülkelere yönelik olarak yıllık 500’ün üzerinde yaptırım kalemi olmasının, bu etki ve sonuç tartışmasını pekiştirmesidir. Nitekim ABD’nin yaptırımlarının başarısının nasıl ölçülebileceği inandırıcı bir şekilde ortaya konulamamıştır. Başkan Trump dönemindeki yaptırımlar ile ABD, rakibi olan Çin’i düşmanlaştırma eğilimi göstermiş, Biden döneminde ise Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlarla Rusya’daki ABD karşıtlığı keskinleşmiş görünmektedir. Bunlar sonucunda elde edilenler ise -en azından- tartışmalıdır. Örneğin dünya ticaretinde Amerikan dolarının kullanım oranının azalmasını bu türden tepkilere bağlayanlar vardır. Nitekim, 21.yüzyıla girerken dünya ticaretinin üçte ikisi Amerikan doları ile yapılırken, bu oran günümüzde yarının altına inmiştir ve üçte birine doğru ilerlemektedir. Örneğin Rusya’nın da yaptırımların etkisini azaltmak için giderek daha fazla Çin para birimi Yuan kullanmaya başladığı aktarılmaktadır.

Tablo 3:

Kaynak: Burcu Kösem, “Çok kutuplu dünya düzeninde dolar hegemonyası”, Dünya Gazetesi, 03 Nisan 2023 https://www.dunya.com/kose-yazisi/cok-kutuplu-dunya-duzeninde-dolar-hegemonyasi/690238

Yaptırım uygulanan ülke vatandaşlarının yaptırımlardan zarar görmesi dolayısıyla hedef ülke toplumlarında yaptırım uygulama tavrı saldırganlık olarak algılanmaktadır. Tipik örnek olarak ABD, bugün dünyada 12 ayrı yaptırım rejimi uygulamaktadır ve bunların önemli bir bölümü muhatap ülke vatandaşlarınca saldırgan olarak yorumlanmaktadır. Bu çerçevede, Küba’daki komünist parti yönetimini sona erdirmek için on yıllardır uygulanan yaptırımlar ile, İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek için veya Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısınının etkisini azaltmak için uygulanan konu temelli yaptırımları birbirlerinden ayırmak anlamlı olacaktır. Ayrıca bu noktada ABD’nin yaklaşık 80 senedir küresel kapitalizmin lider ülkesi olması dolayısıyla bu ekonomik sistemin haksızlıkları ve krizleri ile ilgili tepkileri de üzerine toplamakta olduğunu ve ekonomik yaptırımlarının da daha ziyade bu çerçevede değerlendirildiğini de belirtmek gerekir. Aşağıdaki tablo 4’de görülebileceği gibi Rusya’ya karşı yaptırımlar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır ama yaptırımları uygulayanlar küresel kapitalizmin “Batı” diye adlandırılan merkez ülkeleridir. “Küresel Güney” olarak adlandırılan çevre (az gelişmiş) veya yarı-çevre (gelişmekte olan) ülkeler ise yaptırımlar konusunda ikircikli konumdadırlar.  Örneğin, Ukrayna Savaşı çerçevesinde Rusya’nın saldırganlığı kadar Rusya’ya uygulanan yaptırımların da küresel gıda fiyatlarına ve tedariğine etkisinin tepki yarattığı gözlemlenmiştir. Bu ve benzeri tepkiler sonuçta “Batı’nın” dünyanın dertlerini ciddiye almayarak hep kendini ön plana çıkarttığı eleştirilerini de güçlendirmiştir. Bu bağlamda, “Batı’nın” egemenlik hakkının ihlalleri konusundaki tutarsız tavırları, bu savaş ile küresel kalkınma gündemine verilen zararlar ve dünya barışına olabilecek zararlar dile getirilmiştir.

Tablo 4:

Kaynak: Ata Ufuk Şeker, Bahattin Gönültaş, Dilara Zengin Okay, “Rusya’ya karşı yaptırımlar geniş yelpazeyi kapsıyor”, Anadolu Ajansı, 25 Şubat 2022 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/rusyaya-karsi-yaptirimlar-genis-yelpazeyi-kapsiyor/2514474

Ekonomik yaptırımların saldırganlık gibi algılanmasının önüne geçmek amacıyla, son yıllarda muhatap ülke vatandaşlarının zararlarını azaltmak için yöntemler geliştirilmiştir. Akıllı yaptırımlar denen bu yöntemlerde, yaptırımlara neden olan konulardan sorumlu birey, grup ve kurumlara yönelik özel tasarlanmış engellemeler uygulamaya koyulmakta, genel vatandaş kitlelerinin zarar görmesi engellenmeye çalışılmaktadır. Bunlar seyahat yasakları, hisse veya hesap gibi maddi kaynakların dondurulması, silah ambargosu, sermaye kısıtlamaları, ticaret engelleri ve dış yardımların azaltılması gibi geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Nitekim Rusya’ya uygulanan güncel ekonomik yaptırımlar büyük ölçüde bu bağlamda şekillenmektedir.

Sonuçta, ekonomik yaptırımlar ile ilgili asal unsurlar amaç, kapsam, meşruiyet ve etkinliktir. Öte yandan, evrensel insanî gelişim ile ilgili ve tutarlılıkla uygulanan örneklerin görece daha meşru göründüğü söylenebilir. Bir devletin dış politika amaçları doğrultusunda yaptırımlar uyguladığında ve uygulamada tutarsızlıklar yansıttığında ise meşruiyeti tartışmalı görünmektedir. Her hâlükârda, yaptırımların etkilerini, özellikle de olumlu etkilerini değerlendirmek zordur. Daha ziyade uzun vadede belirli ölçüde etkili oldukları söylenebilir.

Okuma Önerileri

Makale: Şimşek, G.E. “Uluslararası Hukuk Açısından Ekonomik Yaptırımlar ve ABD’nin Tek Taraflı Yaptırımlarının Kısa Bir Değerlendirilmesi”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 78 (4), 2021: 2049-2078

Makale: Masters, J. 2019. “What Are Economic Sanctions?”, https://www.cfr.org/backgrounder/what-are-economic-sanctions

Makale: Başar, A. H., C. Cemgil, “Rusya’ya karşı yaptırımlar işe yarar mı?”, T24, 25 Şubat 2022, https://t24.com.tr/haber/rusya-ya-karsi-yaptirimlar-ise-yarar-mi,1017363

Makale: Aydın, M. “Beklenen Yaptırım Geldi; Şimdi Ne Olacak?”, Panorama, 15 Aralık 2020, https://www.uikpanorama.com/blog/2020/12/15/beklenen-yaptirim-geldi-simdi-ne-olacak

Makale: Aydın, M. “Ekonomik Yaptırımlar Ne zaman ve Ne Kadar Etkili Olur?”, Fikir Turu, 23 Aralık 2020, https://fikirturu.com/jeo-strateji/ekonomik-yaptirimlar-ne-zaman-ve-ne-kadar-etkili-olur/

Haber-yorum: Enis Şenerdem, “ABD’nin yaptırım kararı: Hangi ülkelere ne uyguluyor, ekonomiler nasıl etkileniyor?” BBC Türkçe, 2 Ağustos 2018 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45040383

Haber-yorum: Ata Ufuk Şeker, Bahattin Gönültaş, Dilara Zengin Okay, “Rusya’ya karşı yaptırımlar geniş yelpazeyi kapsıyor”, Anadolu Ajansı, 25 Şubat 2022, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/rusyaya-karsi-yaptirimlar-genis-yelpazeyi-kapsiyor/2514474

Haber-yorum: “Rus ekonomisi ne kadar dışa bağımlı, yaptırımlar Rusya’yı nasıl etkileyebilir?”, BBC Türkçe, 8 Mart 2022, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60654786 

Yazıyı Paylaşın
İnan Rüma

Dr. İnan Ruma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapmaktadır. Akademik derecelerini ODTÜ ve Paris-1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nden almıştır. Çeşitli dönemlerde Bosna Hersek ve Kosova’daki AGİT misyonlarında çalıştı. Ekonomi Politik, Balkanlar, Rusya, Avrasya ve artık kaçınılmaz hale gelen Türk Dış Politikası üzerine çalışmaktadır. Doğa ile uyumlu yaşamın, emeğin ve özgürlüğün esas olduğunu düşünüyor.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work