Secopedia

Kamu Güvenliği

Kamu Güvenliği büyük ölçüde kamu düzeni ile eşleştirilerek anlaşılmakta ve bu bağlamda tanımlanmaktadır. Kamu düzeni, söz konusu toplumda normal hayat olarak tanımlanan çerçevedir. Kamu güvenliği kavramının, kamuyu ve kamu düzenini devlet ile müsemma gören görüşler dolayısıyla devlet veya hükümet ile özdeşleştirildiği de sıklıkla görülmektedir. Kamu Güvenliği NATO bünyesindeki bir toplantıda insanların normal yaşamlarını özgürce ve […]

Yazıyı Paylaşın

Kamu Güvenliği büyük ölçüde kamu düzeni ile eşleştirilerek anlaşılmakta ve bu bağlamda tanımlanmaktadır. Kamu düzeni, söz konusu toplumda normal hayat olarak tanımlanan çerçevedir. Kamu güvenliği kavramının, kamuyu ve kamu düzenini devlet ile müsemma gören görüşler dolayısıyla devlet veya hükümet ile özdeşleştirildiği de sıklıkla görülmektedir. Kamu Güvenliği NATO bünyesindeki bir toplantıda insanların normal yaşamlarını özgürce ve güvenle sürdürebilmeleri bağlamında büyük risklerin yeterince kontrol altında olduğuna dair bir güven hissiyle ortak ruh hâli olarak tanımlanmıştır.  Savunma Araştırma ve Geliştirme Türkiye İdare Hukuku’ndan bir tanımda ise kavrama, yurttaşlar başta olmak üzere “her türlü tehdit ve tehlikeden uzak, güvenlik ve huzurun sağlanması” ile “devlete ve özel kişilere ait binaların her türlü sabotaj ve tehlikelere karşı korunması” olarak yaklaşılmaktadır. Anayasa’da ise kamu güvenliği daha ziyade kısıtlamalar çerçevesinde gündeme gelmekte ve açık bir tanımı yapılmamaktadır. Bu anlamda en sarih kullanımı Anayasanın 26. Maddesinde görülmektedir:

“Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.”

Türkiye’de 2010-2018 arasında faaliyet gösteren Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nı tanımlayan yasa ise konuyu terörle mücadele üzerinden tanımlamıştı: “Terörle mücadeleye ilişkin politika ve stratejileri geliştirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere İçişleri Bakanlığı’na bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı kurulmuştur.” Bu Müsteşarlık daha sonra kapatılarak, her türlü hak ve yükümlülükleri İçişleri Bakanlığı’na devredilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde kamu güvenliği ile ilgili birim olan İç Güvenlik Teşkilâtının (Homeland Security) web sayfasında Sınır Güvenliği, Yurttaşlık ve Göçmenlik, Siber Güvenlik, Afetler, Ekonomik Güvenlik, Seçim Güvenliği, İç Güvenlik Girişimi, İnsan Kaçakçılığı, Göçmenlik ve Gümrük Uygulamaları, Terörizmi Engellemek, afet ve saldırı gibi tehditlere karşı gerekli donanımı edinme ve uygulayabilme, Bilim ve Teknoloji, , Ulaşım Güvenliği konular yer almaktadır. Bu çerçevede ele alınan tehditler de terörizm, siber saldırılar ile bilgi ve teknoloji güvenliğine yönelik diğer tehditler, salgın hastalıklar, doğal afetler, medenî ve siyasî haklara yönelik tehditler, insan ve mal kaçakçılığı olarak belirtilmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde ise bir Kamu Güvenliği Bakanlığı bulunmaktadır. Bu bakanlığın kamu güvenliği sağlama yükümlülüğü içerisinde suç faaliyetlerini engellemek, terör ile mücadele, düzen ve istikrarı korumak, ulaşım güvenliği, yangınla ve tehlikeli nesnelerle mücadele, nüfus kaydı ve kimlik kartları vb. yurttaşlık işlemleri, sınır güvenliği, devlet tarafından uygun bulunan kişi, yer ve binaların korunması, gösterilerin ve yürüyüşlerin yönetilmesi, kamu bilgilendirme ağları yönetimi, devlet ve toplum örgüt ve kurumlarının korunması, topluluk güvenlik komisyonlarının yönlendirilmesi gibi başlıklar yer almaktadır.

Bu yaklaşımlardaki zihniyet ve ögeler üzerinden güncel örneklere bakılarak kamu güvenliği kavramını anlama çabası derinleştirilebilir. Hem bu kavram hem de yukarıda dile getirilen ögeler belli bir toplumsal düzen anlayışı ve fiiliyatı çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bu anlamda, toplumsal düzen anlayışı ve fiiliyatına dair bütün tartışmalar da kamu güvenliği bağlamına yerleşmektedir. Basitleştirilerek söylenecek olursa, kamunun ve güvenliğin nasıl tanımlandığı ve deneyimlendiği farklılık arz edebilmektedir. Örneğin, gelişmiş demokratik ülkelerden kamu güvenliği konusunda hassas ve etkin ABD’ye bakıldığında Siyahlar ve Hispanikler gibi topluluklar ve veya alt sınıfın, kamu hizmetlerinden daha az faydalandıkları sürekli dile getirilmektedir. Dahası, Siyahlara yönelik polis şiddeti sorunu düzenli olarak protesto edilmektedir. ABD azınlıklar ve alt sınıfın kamu güvenliği tanım ve deneyimlenmesindeki yeri konusunda tek veya en başarısız örnek değildir. Nihayetinde kamu hizmetlerine erişim sınıfsal ve kimliksel ayrımlardan olumsuz etkilenmektedir.

Bu sorunsala başka bir örnek, gelişmekte olan demokratik bir ülke olarak Brezilya zira hem bu eşitsizlikler hem de kamu düzeni ve güvenliği açısından en belirgin ve yaygın sorunlardan biri olan adi ve organize suç konusundaki bilindik analiz vakalarından biridir. Brezilya’da özellikle suç ile ilgili kamu güvenliği söylemlerine bakıldığında, suçla mücadelede güvenlik güçlerine ağırlık verilmesi ve insan hakları temelli bir söylemle yaklaşılması gibi ögeler gözlemlenmiştir. Eleştirel bir yaklaşımla bakıldığında, her hâlükârda bir çeşit “koruyucu devlet” söylemi olduğu, toplumsal cinsiyet tanım ve ayrımları ile hareket edilerek ataerkil ve militarist bir söylem kullanıldığı öne sürülmüştür.

Bu bağlamda örneğin Arap Baharı veya Arap İsyanları denen gösterilerin, söz konusu rejimlerin kamu güvenliğini sağlamakta eksik ve veya isteksiz olmaları nedeniyle başladığı ileri sürülmüştü. Bu yaklaşımda, göstericilerin kamu düzenini veya güvenliğini bozduğu değil, yukarıdaki tanımlardaki çeşitli ögeleri içeren kamu güvenliği sağlanamadığı için protesto ettikleri ifade edilmekteydi. Dolayısıyla, kamu hizmetlerinin adil ve etkin olması kamu güvenliğinin temeli olarak düşünülebilir. Kamu hizmetlerinde etkinlik veya adalet sorunu olduğunda da kendilerini güvende hissetmeyenler protesto etmektedirler. Diğer bir ifadeyle, bu örneklerde protestolar kamu düzeni ve güvenliğine karşı değil, tam tersine, onlar işlemediği için yapılmaktadır. Bu durumlarda genel olarak zikredilen sorunlar ise yolsuzluk, liyakatsizlik, kayırmacılık, verimsizlik, beceriksizlik, buyurganlık olagelmiştir. Bu sorunların, en genel anlamda kamu hizmetlerini aksatmaları nedeniyle, kamu düzenine ve dolayısıyla kamu güvenliğine tehdit oluşturdukları öne sürülebilir.

Nitekim yukarıda bahsedilen Kamu Güvenliği Bakanlığı ve ilgilendiği konular çerçevesinde, Çin’deki katı tek parti rejimi içinde “etkin ama adaleti tartışmalı” bir kamu düzeni ile tek parti merkezli buyurgan kamu güvenliği anlayışı da tartışma konusudur. Çin Komünist Partisi yöneticileri toplumsal düzen ve istikrarı çok önemsediklerini ifade etmekte ve bu çerçevede tek parti yönetiminin etkinliğini artırmak için yurttaşları örgütleyerek partinin kararlarının uygulanmasını yaygınlaştırma siyaseti uygulamaktadırlar. Yurttaşları parti-devlet bürokrasisinin gönüllüleri gibi değerlendiren ve kamu güvenliğine katkı altında sunulan bu kontrol mekanizmasının yurttaşlara bir çeşit hareket alanı kazandırdığı da gözlemlenmiştir. Bu örnekte, siyasî katılımın sınırlı olduğu merkezi karar alma yapılarınca fikri alınmayan yurttaşlardan bu kararlara itaat etmeleri beklenmekte, bu yolla devlet kapasitesi artırılmaya çalışılmaktadır. Bir parti-devletin kapasitesi söz konusu olduğunda, kamu hizmetlerinin ne derece yurttaşların ihtiyaçları ve taleplerine cevap verebildiği sorusu ise tartışmaya açıktır. Zira yurttaşlar karar alım sürecine katılamayan yurttaşlar kamu hizmetlerinin aksadığı noktada sokakta gösterilerle kendilerini ifade etmeye çalışabilirler. Nitekim Çin’de yakın dönemde COVID-19 salgınının yönetimiyle ilgili tepkiler geniş çaplı sokak gösterilerine yol açmıştı.

Bütün tanım ve örneklerde, düzen ve özgürlükler arasındaki ayrım ve denge sorunu izlenmektedir. Özellikle eleştirel yaklaşımlarda, böylesi bir ayrımın gerçekçi olmadığı da öne sürülmektedir. Kamu düzeni ve güvenliğine teknokratik bir anlayışla yaklaşılmasının, ki güvenlik güçlerine ağırlık vermek sadece otoriter değil demokratik bir teknokrasi ile de olabilir, insanları yabancılaştırdığı ve hatta nesneleştirdiği de ifade edilir. Böylesi bir düzenin istikrarı da elbette kuşkulu olacaktır.

Sonuçta, kamu güvenliğini bütün ögeleri ile kamu düzeni üzerinden tanımlamak anlamlı görünmektedir. Kamu düzeni ise ilgili toplumda normal hayat olarak algılanan Kritik Altyapı Güvenliğinden İnsani Güvenliğe birçok güvenlik unsurunu içerir. Başka bir deyişle, bir yerde kamu düzeni var ise, örneğin günlük hayatta elektrik ve su gibi temel altyapı hizmetleri, çocukların sağlıklı ve güvenli şekilde okullarına gidebilmeleri, buna uygun gelir ve güvence içerisinde ebeveynlerin günlerini rahat geçirebilmeleri vb. durumlar söz konusu olur. Kamu güvenliği de bu normal hayat akışını korumaktır. Bu anlamda sadece suç gibi tehditler değil, deprem ve sel gibi doğal afetler de hayatın bu normal akışını zora sokabilir. Temelde normal hayat ögelerinin tanım ve uygulanmasına yurttaşların katılımı kamu hizmetlerinin adaletini ve etkinliğini arttıracaktır. Kamu hizmetlerinin adil ve etkin olması ise kamu güvenliğinin temelidir.

Okuma Önerileri:

Makale: Güneş, M., “Kamu Özgürlüklerinin Sınırlandırılmasında Kamu Güvenliği Gerekçesinin Hukukiliği”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 27, No 3, 2019: 435-457.

Makale: Fan Yang F., Wang S., Zhang Z., “State-enlisted Voluntarism in China: The Role of Public Security Volunteers in Social Stability Maintenance”, The China Quarterly, No 249, 2022: 47–67.

Kitap Eleştirisi: Freer, C., “Andreas Krieg, Socio-political order and security in the Arab world: from regime security to public security, Londra, Palgrave Macmillan, 2017”, Middle Eastern Studies, Cilt 54  No3 , 2017: s.524-28.

Web Sitesi: Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Teşkilâtı, https://www.dhs.gov/

Web Sitesi: Çin Halk Cumhuriyeti Kamu Güvenliği Bakanlığı, http://english.www.gov.cn/state_council/2014/09/09/content_281474986284154.htm

Yazıyı Paylaşın
İnan Rüma

Dr. İnan Ruma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapmaktadır. Akademik derecelerini ODTÜ ve Paris-1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nden almıştır. Çeşitli dönemlerde Bosna Hersek ve Kosova’daki AGİT misyonlarında çalıştı. Ekonomi Politik, Balkanlar, Rusya, Avrasya ve artık kaçınılmaz hale gelen Türk Dış Politikası üzerine çalışmaktadır. Doğa ile uyumlu yaşamın, emeğin ve özgürlüğün esas olduğunu düşünüyor.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work