Secopedia

NATO’nun Genişlemesi

30 üyeli askeri bir ittifak olan NATO bağlamında genişleme, ittifaka yeni üyelerin katılımını ifade etmek üzere kullanılan bir kavramdır. 1949 yılında, ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Belçika, Lüksemburg, Hollanda, İtalya, Norveç, İzlanda, Danimarka ve Portekiz’den oluşan 12 devlet tarafından kurulan ittifak, 73 yılda yeni üyelerin katılımıyla 30 üyeye ulaşmıştır. NATO’nun genişlemesi ya da ittifaka yeni üyelerin […]

Yazıyı Paylaşın

30 üyeli askeri bir ittifak olan NATO bağlamında genişleme, ittifaka yeni üyelerin katılımını ifade etmek üzere kullanılan bir kavramdır. 1949 yılında, ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Belçika, Lüksemburg, Hollanda, İtalya, Norveç, İzlanda, Danimarka ve Portekiz’den oluşan 12 devlet tarafından kurulan ittifak, 73 yılda yeni üyelerin katılımıyla 30 üyeye ulaşmıştır.

NATO’nun genişlemesi ya da ittifaka yeni üyelerin kabulü, kurucu anlaşması Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 10. Maddesince düzenlenmektedir. Bu maddeye göre;

Taraflar, bu Antlaşma’nın ilkelerini geliştirebilecek ve Kuzey Atlantik Bölgesinin güvenliğine katkı yapacak durumda olan herhangi bir Avrupa devletini bu Antlaşma’ya katılmaya oy birliği ile davet edebilirler. Davet edilen Devlet katılım belgesini Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti’ne vererek bu Antlaşma’ya taraf olabilir. Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti aldığı her bir katılma belgesinden tüm Tarafları haberdar edecektir”.

İttifak genişleme politikasını “açık kapı politikası” olarak adlandırmaktadır. 1995 yılında yayınlanan Genişleme Çalışması ile ittifaka üyelik koşulları ve süreci revize edilmiştir. Buna göre, NATO’ya üye olmak isteyen ülkelerin belirli şartları yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu şartlar; piyasa ekonomisine dayalı, işleyen bir demokratik siyasi sistem, azınlık nüfuslara adil muamele, çatışmaların barışçıl çözümüne bağlılık, NATO operasyonlarına askeri katkı yapma yeteneği ve isteği ile demokratik sivil-asker ilişkilerine ve kurumsal yapılara bağlılıktır. İttifaka katılmak istediğini beyan eden ülkeler, başlangıçta üyelik hedefleri ve ilgili reformlar hakkında NATO ile yoğunlaştırılmış bir diyaloga davet edilir, ardından Kuzey Atlantik Konseyi’nin kararıyla adaylardan ilgili kriterleri karşılama yeteneklerini göstermek üzere Üyelik Eylem Planı (ÜEP) hazırlamaları istenebilir. Bir aday ülkenin ÜEP hazırlamaya davet edilmesi adaylık sürecinin bir aşamasıdır, üyeliği garanti etmez. Üyelik Eylem Planı da NATO’ya üyelik süreçlerine 1999 Washington Zirvesi ardından eklenen araçlardan birisidir.

NATO, kuruluşundan itibaren 8 genişleme yaşamıştır. İlk üç genişleme, Soğuk Savaş döneminde, 1952’de Türkiye ve Yunanistan’ın, 1955’te Batı Almanya’nın ve 1982’de İspanya’nın üyelikleriyle gerçekleşmiştir. Fakat genişleme kavramı Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte farklı bir düzeye taşınmış, NATO’nun Soğuk Savaş sonrası koşullarda varlığını sürdürmek üzere gerçekleştireceği değişim ve dönüşüm sürecinin bir parçası haline gelmiştir. Bir başka deyişle genişleme, NATO’nun Soğuk Savaş sonrası dönüşümünün ilk boyutu olmuştur. İttifakın bir yandan yeni üye kabulüyle genişlemesi, diğer yandan kurulan ortaklıklar yoluyla görev ve sorumluluk alanlarını genişletmesi beraberinde dönüşümün bir başka boyutu olan NATO misyonlarının genişlemesi ve alan-dışılaşmasını getirmiştir.

18 Şubat 1952, Türkiye ve Yunanistan Kuzey Atlantik Antlaşması’nı imzalıyor.
Kaynak: https://www.nato.int/cps/en/natohq/news_84445.htm

NATO’nun Soğuk Savaş sonrası genişleme politikası, Soğuk Savaş’ın parçaladığı Avrupa’yı yeniden bütünleştirme hedefine dayanmaktadır. Temmuz 1990 Londra Zirvesi’nde ittifak, eski Varşova Paktı’na “dostluk eli” uzattıklarını söyleyerek onları NATO ile yeni bir ilişki kurmaya davet etmiştir. 1991’de gerçekleşen ve yeni stratejik konseptin kabul edildiği Roma Zirvesi’nde de ortaklığa, diyaloğa ve işbirliğine vurgu yapan geniş bir güvenlik yaklaşımı benimsemiştir. Londra Zirvesi’nde uzatılan dostluk elini hayata geçirecek bir adım olarak 1991’de Avrupa-Atlantik bölgesindeki üye olmayan devletlerle işbirliğini yürütmek üzere Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi kurulmuş, ardından 1994 yılında yapılan Brüksel Zirvesi’nde Barış İçin Ortaklık (BİO) politikası tanıtılmıştır.  Rusya, Doğu Avrupa ülkeleri, Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri ile Slovenya, İsveç ve Finlandiya’nın katıldığı Barış İçin Ortaklık girişimi, kriz yönetimi ve barışı koruma operasyonlarında işbirliği üzerine oturtulmuş, KAİK’in askeri ve güvenlik boyutunu oluşturmuştur.

BİO bir bakıma Doğu Bloku ülkelerinin NATO üyeliği öncesi hazırlıklarını tamamladıkları bir aşama işlevi görmüş, Soğuk Savaş sonrası dönemde NATO’nun genişlemesi, BİO ortaklarının ittifaka tam üye olmaları şeklinde gerçekleşmiştir.  Soğuk Savaş sonrası ilk genişleme dalgası, 1997 Madrid Zirvesi’nde Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Macaristan’ın ittifaka katılım müzakerelerine davet edilmesiyle başlamış ve 1999’da katılım protokolünü imzalamaları ile tamamlanmıştır.

Soğuk Savaş sonrası ikinci genişleme kararı 2002 Prag Zirvesi’nde alınmış, bu zirvede Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya’nın NATO’ya tam üye olarak katılmaları kararlaştırılarak katılım süreci başlatılmış, 2004’te üyelikleri gerçekleşmiştir. 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ ve son olarak 2020’de Kuzey Makedonya NATO’ya üye olmuştur.

Kuzey Makedonya Bayrağı NATO Karargahında
Kaynak: https://www.nato.int/cps/en/natohq/news_182833.htm

NATO’nun genişleme süreci 9. genişleme aşamasıyla devam etmektedir. Katılım müzakerelerini Temmuz 2022’de tamamlamış olan İsveç ve Finlandiya NATO’nun 31 ve 32. üyeleri olmak üzere katılım protokollerinin ulusal parlamentolarda onaylanması sürecinin tamamlanmasını beklemektedirler. Bu kapsamda 28 NATO üyesi onay süreçlerini tamamlamış, Türkiye ve Macaristan onay süreçlerini tamamlamadıkları için üyelikleri henüz gerçekleşememiştir.

Soğuk Savaş sonrası NATO’nun genişlemesi eski Sovyet coğrafyasında gerçekleşmiş olduğundan NATO-Rusya ilişkilerinden de söz edilmelidir. 1990 Londra Zirvesi’nde NATO eski Varşova Paktı’na dostluk elini uzatırken Sovyetler Birliği’ni de dışlamamıştır. Sovyetler Birliği de bu çağrıya karşılık vererek Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi’ne, ardından 1994’te Barış için Ortaklık programına katılmıştır. Benzer kapsamda 1997’de NATO-Rusya Daimi Ortaklık Konseyi kurularak, güvenlik sorunları, kriz yönetimi, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi gibi konuların ele alınması amacıyla resmi ilişkiler başlatılmıştır. Buna karşın ittifakın Rusya ile ilişkileri hiçbir zaman sorunsuz ve istikrarlı olmamış, ittifakın genişleme politikası bu ilişkideki en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkmıştır. Rusya, 1999’da Kosova kriziyle ilgili farklılıklar nedeniyle NATO ile ilişkilerini bir süre dondurmuş olsa da krizin ardından işbirliği yeniden başlamış, Rus birlikleri Kosova’daki NATO gücüne (KFOR) katkıda bulunmuştur.

Rus askerleri NATO barış gücü KFOR’da
Kaynak: http://edition.cnn.com/WORLD/europe/9907/21/russia.yugo/

İşbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi hedefinin bir sonucu olarak 2002 Roma Deklarasyonu ile NATO-Rusya Konseyi kurulmuştur. Ancak 2008 Gürcistan savaşı nedeniyle işbirliği bir kez daha askıya alınmıştır. İşbirliği kısa bir süre sonra 2009’da yeniden başlamış olsa da Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhakının ardından NATO Rusya ile tüm sivil ve askeri işbirliğini askıya almıştır. Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırısı ise NATO ile işbirliği süreçlerinin geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğinin göstergesidir. 2022 Madrid Zirvesi’nde NATO Avrupa-Atlantik bölgesinde güvenlik, barış ve istikrara yönelik en önemli ve doğrudan tehdidin Rusya olduğunu kabul etmiştir. Bu süreç İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka tam üyelik süreçlerini başlatmalarının da itici gücü olmuştur. Bu noktada BİO ortaklarından birisi olan Ukrayna’nın NATO’ya üyelik vizyonunun Rusya tarafından kabul edilemez olarak tanımlanmış olduğu da unutulmamalıdır. Fakat Rusya esasında NATO’nun kendi nüfuz alanı olarak gördüğü bölgelerde genişlemesini kendi güvenliğine bir tehdit olarak tanımlar ve engel olmaya çalışırken dış politika hamleleriyle ve saldırgan politikalarıyla tam aksi bir sonuca yol açmıştır. Diğer yandan NATO genişlemesi Rusya için her zaman çekinceli bir konu olmakla birlikte 2000’li yılların başına kadar ittifakla kendi işbirliği mekanizmalarını da -kesintilerle de olsa- sürekli bir adım ileri götürerek Avrupa-Atlantik güvenlik yapılanmasının bir parçası olma iradesi göstermiştir.

Daha Fazlası İçin:

Okuma Önerileri:

  • Makale: Frank Schimmelfennig, “NATO enlargement: A constructivist explanation”, Security Studies, Cilt 8, No 2-3, 1998, s. 198-234.
  • Makale: Kimberly Marten, “NATO enlargement: evaluating its consequences in Russia”, International Politics, Cilt 57, No 3, 2020, s. 401-426.
  • Makale: Rajan Menon ve William Ruger, “NATO enlargement and US grand strategy: A net assessment”, International Politics, Cilt 57, No 3, 2020, s. 371-400.
  • Makale: Şener Aktürk, “NATO neden genişledi? uluslararası ilişkiler kuramları ışığında NATO’nun genişlemesi ve ABD-Rusya iç siyaseti”, Uluslararası İlişkiler, 2012, Cilt 9, No 34, s. 73-97.
  • Makale: Tarık Oğuzlu, “NATO ve Türkiye: Dönüşen İttifakın Sorgulayan Üyesi”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 9, No 34, 2012, s. 99-124.
  • Makale: Tarık Oğuzlu, “NATO’nun Dönüşümü ve Geleceği”, Middle Eastern Analysis/Ortadogu Analiz, Cilt 4, No 40, 2012, s. 8-18.
Yazıyı Paylaşın
Fulya Aksu

Doç. Dr. Fulya Aksu, İstanbul Altınbaş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2011 yılında Ankara Üniversitesi’nden ‘Dış Politika ve Kimlik: İnşacı Perspektiften Türk Dış Politikasının Analizi’ başlıklı teziyle alan Aksu’nun akademik ilgi ve çalışma alanları, uluslararası ilişkiler teorileri, savaş ve güvenlik çalışmaları ile Türk dış politikasıdır. Doç. Dr. Aksu’nun bu alanlarda, aralarında ‘The Transatlantic Link in Turkey’s Middle Power Identity’, ‘İlkçağlardan Günümüze Haklı Savaş’, ‘Türkiye’de Güvenlik: Algı, Politika, Yapı’, ‘NATO’nun Stratejik Konseptleri’ başlıklı çalışmaları bulunan birçok yayını mevcuttur.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work