Secopedia

Kosova Gücü (KFOR)

Kosova Gücü, 1999’da Kosova’da Birleşmiş Milletler (BM) altında bir çeşit uluslararası yönetim oluşturulmasından sonra barış ve güvenliği korumak üzere oluşturulmuştur. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 7. kısmı çerçevesinde bir barış oluşturma çabasında, NATO tarafından barışa destek operasyonu olarak tanımlanmaktadır. KFOR, Kosova Savaşı sonrasında Kosova’da şiddete son verilmesi amacına NATO’nun bir desteği olarak görülmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin […]

Yazıyı Paylaşın

Kosova Gücü, 1999’da Kosova’da Birleşmiş Milletler (BM) altında bir çeşit uluslararası yönetim oluşturulmasından sonra barış ve güvenliği korumak üzere oluşturulmuştur. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 7. kısmı çerçevesinde bir barış oluşturma çabasında, NATO tarafından barışa destek operasyonu olarak tanımlanmaktadır. KFOR, Kosova Savaşı sonrasında Kosova’da şiddete son verilmesi amacına NATO’nun bir desteği olarak görülmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 10 Haziran 1999 tarihli ve 1244 sayılı kararına ve Sırbistan ile NATO’nun anlaşmasına dayanmaktadır.

KFOR’un açıklanan amaçları, husumet ve çatışmaların yeniden başlamasını caydırmak, kamu düzeni ve güvenliğini yeniden tesis etmek, Kosova Kurtuluş Ordusu’nu (UÇK, Ushtria Çlirimtare e Kosovës) silahsızlandırmak, uluslararası insani yardım çabalarına destek olmak ve uluslararası sivil mevcudiyet ile eşgüdümlü hareket etmek şeklinde aktarılmıştır. En önemli konulardan biri olan UÇK’nın silahsızlandırılması, anlaşılan amacına ulaştığını düşünen bu örgütün de olumlu tavırları ile oldukça hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleşmiştir. Bilindik askeri görevlere ek olarak, örneğin en son Koronavirüs salgını esnasında KFOR, Dünya Sağlık Örgütü ile beraber hem askeri personelin korunması hem de Kosova’daki kurumlara destek amaçlı çaba harcamıştır.

KFOR güçlerinin dağılımını gösteren harita. Kaynak: Library of Congress, https://www.loc.gov/resource/g6866f.ct003047/?r=-0.722,0.065,2.444,1.44,0

KFOR’un Bosna-Hersek’teki İstikrar Gücü ile benzerlikleri ve farklılıkları bulunmaktadır. Demokrasi, çok kültürlülük ve barış ile istikrar sağlamak içeriğiyle liberal dünya düzeninin ögelerini yansıtmak bu iki gücün en temel benzerlikleridir. Bu çerçevede, NATO’nun Soğuk Savaş sonrasında dünya düzenindeki rolünü uygulaması tartışmalarına da yerleşmektedir. KFOR’un farklı yönü ise, NATO Bosna-Hersek’te uluslararası tanınma sahibi bir devlet ve hükümet tarafından davet edilmişken, Kosova’nın -dar kapsamlı- konvansiyonel tanımlarda egemenlik sahibi Sırbistan’ın iç işleri kategorisinde olmasından ileri gelmektedir. Başka deyişle, Bosna-Hersek’te Sırp milliyetçileri, uluslararası tanınma sahibi Bosna-Hersek devlet ve hükümetine karşı şiddet kullanmaktaydı. Kosova örneğinde ise uluslararası tanınma sahibi devlet ve hükümet Sırp milliyetçileri tarafından ele geçirilmiş bulunan Sırbistan’dır.

Kosova’da zaman içerisinde güvenlik ortamının iyileşmesi ile KFOR daha küçük ve esnek bir güce dönüşmüştür. 20 Haziran 1999’da Sırbistan güçlerinin çekilmesi sonrasında göreve 50.000 kişiyle başlayan KFOR personel sayısı, güvenlik ortamındaki iyileştirmeler ile 2002’de 39.000 kişiye, 2003 Haziran’da ise 26,000’e ve nihayet 2003 sonunda 17,500 kişiye düşmüştür. Artan güvenlik ortamında 3-4 Şubat 2010’da İstanbul’da düzenlenen gayrıresmi toplantı sonucunda KFOR’daki askeri otoriteler tarafından bilgilendirilen NATO savunma bakanları, personel sayısını 10.200’e düşüren bir geçiş sürecine ulaşmışlardır. 28 Şubat 2011’de de bu sayıyı 5.000’e düşüren aynı küçük ama etkin bir caydırıcı güç düşüncesi devam etmiştir. En nihayetinde 31 ülkeden 4.273 personel bulunmaktadır. Bu kararlar Kuzey Atlantik Konseyi tarafından Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ile eşgüdümlü olarak alınmıştır. Bu anlamda Bosna Savaşı ve sonrasında gelişen uluslararası işbirliği formlarından birisi olagelmiştir ve bu çerçevedeki tartışmalarda yerini almıştır.

KFOR’un düzenli olarak ele aldığı ve kısmen de olsa yerine getirdiği görevleri arasında mültecilerin ve yerlerinden edilmiş insanların geri dönüşlerine destek; yeniden inşa ve mayından arındırma; tıbbi destek; güvenlik ve kamu düzeni; tarihi eserlerin korunması; sınır güvenliği; silah kaçakçılığının önlenmesi; Kosova genelini kapsayan silah, cephane ve patlayıcı af programının uygulanması; silahların imhası; kamu düzeni, hukuk sistemi, muhakeme ve ceza süreçleri, seçimler vb. siyasi, ekonomik ve toplumsal konularda destek görevleri bulunmaktadır. Azınlıkların korunmasına özel bir önem verildiği dile getirilmektedir. Bu hassasiyetin nedeni, Kosova’nın Arnavut çoğunluğun ezici bir orana ulaşması sonrasında Sırplar ve Slav dilleri konuşan Müslümanlar da olmak üzere azınlıkların karşılaştığı zorluklardır. Artık KFOR, oldukça az sayıda ve ileri yaşta olan Sırpların bulundukları kısıtlı alanlarda korunması için gerekli kontrol ve devriye ile insani yardım ulaştırılması görevlerini de içermektedir. Aynı şekilde, tarihi eserlerin korunması vurgusu özellikle Sırpların tarihi/dini mekânlarının geçmişte saldırıya uğramış olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu hassasiyette temel neden, 2004 Mart’ında yaşanmış olan şiddetli gösterilerdir. Ama Kosova’da Arnavut çoğunluğun KFOR’a minnet kadar öfke de duymasına neden olan olaylar bu gücün göreve başladığı 1999 gibi erken bir tarihte de gözlemlenebiliyordu. Kuzeydeki Mitrovica/ Mitrovicë kentinin kuzeyinde yaşayan Sırpların ayrışması ve kentin bölünmesinde KFOR’da görev yapan Fransız askerlerinin rolü olduğunu düşünen bazı Arnavutların KFOR’a da tepki sergileyen gösterilerinde KFOR askerleri kalabalığa karşı biber gazı kullanmak durumunda kalmıştır. Hatta 2000 yılında gerçekleşen gösterilerdeki benzer tepkilerde Arnavutların artık KFOR’un varlığına bile karşı oldukları dahi aktarılmıştır.

Bu tartışmaların doruğu 2004 yılındaki gösteriler oldu. En az 30 insanın öldüğü iddia edilen (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı AGİT raporuna göre 11 Arnavut ve 8 Sırp olmak üzere 19 insan hayatını kaybetmiştir) ve günlerce süren şiddetli gösterilerde Kosova’da Birleşmiş Milletler yönetiminin kamu düzenini sağlamakta yetersiz kaldığı eleştirileri dile getirilmiştir. Kiliselerin ve manastırların harap edildiği haberlerinin de aktarıldığı bir ortamda (AGİT raporuna göre 29’u Sırp Ortodoks kilise ve manastırı olmak üzere 800 bina ciddi hasar görmüştür) KFOR’un insanlara ve tarihi eserlere saldırıları engellemekte geç ve yetersiz kaldığı yer yer sertçe zikredilmiştir. İnsan hakları örgütlerinin raporlarında, Birleşmiş Milletler yetkililerinin bile KFOR’un kamu düzenini sağlamaktaki başarısızlığının varlığını sorgulatır hâle geldiğini dile getirmesi aktarılmıştır. Uluslararası ve ulusal güvenlik otoritelerinin kontrolü yitirdikleri söylenen gösterilerde 33 farklı noktada elli bini aşkın insanın katılımıyla ciddi insan hakları ihlalleri yapıldığı gözlemlenmiştir. Sadece Sırpların değil Roma topluluğuna ait bireylerin de saldırıları uğradığı iddia edilmiştir. Böyle bir olağanüstü durumda yetkilerini fiilen nasıl kullanabileceği tartışmalı görünen KFOR’un azınlıklar başta insan haklarını korumakta feci bir başarısızlığa uğradığı sahadan somut örneklerle aktarılmıştır. Bu ciddi ve çeşitli düzeylerde haklı eleştirilere rağmen, KFOR’un Kosova’daki etkinliklerine genel olarak bakıldığında, kendisine biçilen görevleri olabildiğince üstlendiği söylenebilir.

Mart 2004’teki şiddetli gösterilerde zarar gören tarihi eserlerden biri. Kaynak: AGİT, https://www.osce.org/fom/56299
Mart 2004’teki şiddetli gösterileri anlatan bir fotoğraf. Duvarda “Sırplara Ölüm” veya “Sırplar Öldü” demek istediği düşünülebilecek Fransızca bir yazı mevcut.  Kaynak: https://balkaninsight.com/2014/03/17/kosovo-serbs-remember-march-riots/

Daha fazlası için:

Okuma Önerileri:

  • Makale: John Cerone, “Minding the Gap: Outlining KFOR Accountability in Post Conflict Kosovo”, International Peacekeeping, New York, Routledge, 2017, s. 501-520.
  • Makale: Mike Jackson, “KFOR: the inside story”, The RUSI Journal, Cilt 145, No 1, 2000, s. 13-18.

Dinleme Önerileri:

Yazıyı Paylaşın
İnan Rüma

Dr. İnan Ruma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapmaktadır. Akademik derecelerini ODTÜ ve Paris-1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nden almıştır. Çeşitli dönemlerde Bosna Hersek ve Kosova’daki AGİT misyonlarında çalıştı. Ekonomi Politik, Balkanlar, Rusya, Avrasya ve artık kaçınılmaz hale gelen Türk Dış Politikası üzerine çalışmaktadır. Doğa ile uyumlu yaşamın, emeğin ve özgürlüğün esas olduğunu düşünüyor.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work