Secopedia

PESCO

AB’nin küresel bir aktör olabilmesinin önündeki en büyük engel olarak görülen askeri yapılanma eksikliği, 1990’lardan itibaren pek çok zirve ve platformda tartışılmış ve bu doğrultuda Soğuk Savaş sonrasında en ciddi adım 4 Aralık 1998 tarihli Saint Malo Deklarasyonu ile atılmıştır. Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, bu deklarasyonla ABGSP (Avrupa Birliği […]

Yazıyı Paylaşın

AB’nin küresel bir aktör olabilmesinin önündeki en büyük engel olarak görülen askeri yapılanma eksikliği, 1990’lardan itibaren pek çok zirve ve platformda tartışılmış ve bu doğrultuda Soğuk Savaş sonrasında en ciddi adım 4 Aralık 1998 tarihli Saint Malo Deklarasyonu ile atılmıştır. Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, bu deklarasyonla ABGSP (Avrupa Birliği Güvenlik ve Savunma Politikası) çerçevesinde AB’ye askeri anlamda otonomi sağlayacak silahlı bir gücün kurulması gerektiğini dile getirmişlerdi. 1998’den sonra AB’nin kendi askeri kapasite ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi süreci bu kabiliyetlerin gerektirdiği bütçeler, siyasi anlaşmazlıklar ve savunma alanındaki yetki devrine şüpheyle bakan üyeler yüzünden sıkça sekteye uğramıştır. Ancak 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın 2017’den itibaren NATO’daki külfet paylaşımından şikâyet ederek ABD’nin Avrupa’daki varlığını azaltacağını açıklaması AB düzeyinde yeni bir girişimin önünü açmıştır.

PESCO (Permanent Structured Cooperation / Yapılandırılmış Daimî İşbirliği) ABD desteğinin azaldığı ve Rus tehdidinin kapıya dayandığı bir atmosfer içinde13 Kasım 2017 tarihinde AB üyesi 23 devletin katılımıyla kurulmuştur. Kuruluş tarihinde AB üyesi olan ülkelerden İngiltere, İrlanda, Malta, Danimarka ve Portekiz bu oluşumun dışında kalmışlardır. 2022 itibariyle 25 üyeye ulaşan PESCO’ya sadece Malta ve Danimarka katılmamışlar, İngiltere ise Brexit sonrasında AB üyeliğinden ayrıldığı için doğal olarak sürecin içinde yer almamıştır. Danimarka, dış politikası gereği Avrupa’ya özel bir askeri yapılanmanın içinde olmak istemezken, Malta ise anayasasındaki tarafsızlık ilkesi gereği PESCO’nun ilerleyişini gördükten sonra katılıp katılmama kararını vermek istemiştir.

PESCO basında sıkça yer aldığı gibi NATO’ya bir alternatif yaratmak veya Avrupa ordusunu kurmak için oluşturulmuş bir girişim değil, AB üyesi devletler arasında savunma işbirliğini arttırarak mali kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak ve AB’ye kendi kendine yetebilme kabiliyeti kazandırmak için oluşturulmuş bir yapıdır. PESCO’nun üye devletlerden istediği taahhütlerin başında da NATO ile müşterek çalışabilirlik (interoperability) gelmektedir ki, bu taahhüt oluşturulacak kuvvetler veya projelerin tamamında NATO’yla birlikte hareket etmeyi sağlayacak düzenleme ve uygulamaların yapılmasını gerektirmektedir.

PESCO’nun hukuki zeminini Lizbon Antlaşmasının 42 ve 46. maddeleri ile bu Antlaşmaya ek 10 numaralı protokol oluşturmaktadır. 42. madde “Askeri kabiliyetleri daha yüksek kriterleri karşılayan ve zorluk derecesi en yüksek görevler için birbirlerine karşı daha bağlayıcı taahhütlerde bulunan üye devletler Birlik çerçevesinde bir daimî yapısal işbirliği kurarlar” ifadesiyle PESCO’nun kuruluşunu tescil etmiş, 46. madde ile de bu yapının karar alma ve çalışma prensipleri belirlenmiştir. Kararların nitelikli çoğunlukla alınmasının öngörüldüğü PESCO’da sadece yeni devletlerin katılımının kabulü veya üyeliğin askıya alınması konularında oybirliği ilkesinin uygulanması kabul edilmiştir. PESCO’nun idari işlerden sorumlu Sekreteryasının görevleri, Avrupa Birliği Dış Eylem Servisi (European Union External Action Service) tarafından Avrupa Birliği Askeri Personeli (European Union Military Staf) ve Avrupa Savunma Ajansı (European Defence Agency) birimleri ile koordineli bir biçimde yürütülmektedir. Öte yandan PESCO sadece üye devletlerin katılabildiği bir yapı olmayıp üye olmayan devletlere de açıktır. Üye olmayan devletlerin oybirliği ile kabul edildiği PESCO projelerine son olarak 2021’de ABD, Kanada ve Norveç dahil olmuştur.

PESCO’nun Konsey düzeyi ve Projeler düzeyi olmak üzere iki katmanlı bir yapısı bulunmaktadır. Konsey, politika oluşturma, yönlendirme ve karar alma konularında yetkili olup aynı zamanda üye ülkelerin taahhütlerine uyup uymadıklarını da denetlemekle görevlidir. Projelerin ise üye devletlerin katılımı ve liderliği ile yürütülmesi öngörülmüştür. PESCO’yu AB bünyesindeki diğer ortak savunma ve güvenlik girişimlerinden ayıran şey üye devletlerin bu işbirliği mekanizması içinde bir takım bağlayıcı taahhütlerde bulunmalarıdır. Genel taahhütlerin bazıları savunmaya ayrılan bütçelerin düzenli olarak arttırılması, üye devletlerin askeri ihtiyaçlarını belirleyerek birbirleriyle uyumlu hale getirmeleri ve ihtiyaçların karşılanabileceği bir havuz sistemi oluşturulması, üye devlet kuvvetlerinin esnekliklerini ve hızlı hareket edebilme kabiliyetlerinin geliştirilmesini içermektedir. Üye devletler, genel taahhütler dışında projeler bazında bireysel taahhütlerde de bulunmaktadırlar. Devletlerin verdikleri bu taahhütler çerçevesinde, her yıl düzenli olarak ulusal uygulama planlarını PESCO sekreteryasına sunmaları gerekmektedir.

PESCO bünyesinde şu ana kadar pek çoğu devam eden 60 proje bulunmaktadır. Bu projelerin 7 farklı başlıkta sınıflandırılması mümkündür. Bunlar Uzay, Siber alan ve C4ISR (Command, Control, Communications, Computers, Intelligence, Survelliance, Reconnessaince / Komuta, Kontrol, İletişim, Bilgisayar, İstihbarat, Gözlem, Keşif), Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Eğitim Alanı ve Ortaklığı Etkinleştirici, Pekiştirici alanlar olarak tanımlanmıştır. Bu alanlar çerçevesinde yürütülen projelerden bazıları Avrupa Tıbbi Komutanlığı (European Medical Command), AB Eğitim Misyonu Yeterlilik Merkezi (EU Training Mission Competence Centre), Siber Acil Müdahale Timlerinin (Cyber Rapid Response Teams) oluşturulmasının yanı sıra Siber Güvenlik Alanında Karşılıklı Yardım, Deniz Gözetimi, Kara muharebe Sahası Füze Sistemleri, Büyük Ölçekli Kargolar için Stratejik Hava Taşımacılığı, Yeni Nesil Uzaktan Kumanda Edilen Uçak Sistemleri, Güvenli Yazılıma Sahip Askeri Telsiz Sistemi, Avrupa Korvet Sınıfı Devriye Botu ve Özel Helikopter Eğitimleri gibi başlıklardan oluşmaktadır.

Toplam dört dalgadan oluşan PESCO projelerinin 2021 yılındaki son dalgasında 14 proje kabul edilirken, projelerin genelinde en etkin rolü Fransa’nın oynadığı görülmektedir. İlk dalgadan itibaren pek çok projede katılımcı olan ve liderlik yapan Fransa’yı sırasıyla İtalya, İspanya ve Almanya takip etmektedir. İrlanda, Litvanya, Letonya, Lüksemburg, Finlandiya, Estonya, İsveç, Slovakya ve Slovenya ise projelere en az katkıda bulunan ülkeler olmuşlardır.

Daha fazlası için:

Okuma Önerileri

  • Analiz Yazısı:  Alice Billon-Galland, Yvonni-Stefania Efstathiou, “Are PESCO projects fit for purpose?”, European Leadership Network IISS (International Institute for Strategic Studies), European Defence Policy Brief, February 2019, https://www.europeanleadershipnetwork.org/wp-content/uploads/2019/02/Final-PESCO-policy-brief-ELN-IISS-20-Feb-2019-ilovepdf-compressed.pdf (Erişim Tarihi: 9 Aralık 2022).
  • Analiz Yazısı: Senem Aydın-Düzgit ve Alessandro Marrone, “PESCO and Security Cooperation Between the EU and Turkey”, Global Turkey in Europe Working Paper 19, Istanbul Policy Center, September 2018.
  • Makale: Christian Leuprecht, Rhianna Hamilton, “New opportunities in common security and defence policy: Joining PESCO”, Australian and New Zealand Journal of European Studies, Cilt 11, No 3, 2019, s. 78-96. 
  • Makale: Simon Sweeney & Neil Winn, EU security and defence cooperation in times of dissent: analysing PESCO, the European Defence Fund and the European Intervention Initiative (EI2) in the shadow of Brexit”, Defence Studies, Cilt 20, No 3, 2020, s. 224-249.
  • Makale: Steven Blockmans, Dylan Macchiarini Crosson, “PESCO: A Force for Positive Integration in EU Defence”, European Foreign Affairs Review, Cilt 26, s. 87-110, Special Issue 2021.
  • Makale: Sven Biscop, “European Defence: Give PESCO a Chance”, Survival, Global Politics and Strategy, Cilt 60, No 3, 2018, s. 161-180.

İzleme Önerileri

Yazıyı Paylaşın
Şevket Ovalı

Doç.Dr. Şevket Ovalı, Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde 1996 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans derecesini Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’ndan, doktora derecesini ise Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’ndan alan Doç Dr. Ovalı, 2004’ten bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Bir süre Hollanda Maastricht University College’da lisans ve lisansüstü dersler veren Ovalı’nın başlıca çalışma alanları, uluslararası güvenlik, Türk dış politikası, Türk-Yunan ilişkileri ve Türk-Amerikan ilişkileridir. Doç. Dr. Ovalı, 2010’dan beri Uluslararası İlişkiler Dergisi’nin editörü olarak görev yapmaktadır.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work