Secopedia

11 Eylül Saldırıları

11 Eylül 2001’de biri ABD Savunma Bakanlığı binası Pentagon’u, ikisi ise New York Manhattan’daki Dünya Ticaret Merkezi’nin (DTM) ikiz kulelerini hedef alan üç terör saldırısı gerçekleştirilmiştir. Teröristler tarafından ele geçirilmeye çalışılan bir diğer uçak ise yolcuların gösterdiği direniş sonucu hedefine ulaşamadan Pensilvanya’da boş bir araziye düşmüştür. 11 Eylül saldırıları, yol açtığı yıkım ve can kayıplarıyla […]

Yazıyı Paylaşın

11 Eylül 2001’de biri ABD Savunma Bakanlığı binası Pentagon’u, ikisi ise New York Manhattan’daki Dünya Ticaret Merkezi’nin (DTM) ikiz kulelerini hedef alan üç terör saldırısı gerçekleştirilmiştir. Teröristler tarafından ele geçirilmeye çalışılan bir diğer uçak ise yolcuların gösterdiği direniş sonucu hedefine ulaşamadan Pensilvanya’da boş bir araziye düşmüştür. 11 Eylül saldırıları, yol açtığı yıkım ve can kayıplarıyla 1941’deki Pearl Harbor felaketinin ardından doğrudan ABD topraklarındaki hedeflere yönelik en ölümcül saldırılar olarak bilinmektedir. Saldırılar tüm dünyayı dehşete düşürürken, uluslararası siyasetin başlıca gündemi uzun bir süre terörizmle mücadele olmuştur.

Kaynak: The New York Times, https://www.nytimes.com/2021/09/11/us/9-11-photos-images.html

11 Eylül saldırılarının sorumlusu, 1988’de Afganistan’da kurulan El Kaide terör örgütü ve örgütün lideri Usame bin Ladin’dir. 1980’lerde Afganistan’daki Sovyet güçlerine karşı yerel direnişi örgütleyenlerden biri olan bin Ladin, 1989’da ülkesi Suudi Arabistan’a döndükten sonra yeni düşmanını ABD ve onun batılı müttefikleri olarak belirlemişti. 1990’daki Körfez Savaşı sırasında ABD kuvvetlerinin Suudi Arabistan’a yerleşmesine tepki gösteren bin Ladin, ABD ve müttefiklerinin Müslümanlar için kutsal addedilen topraklara yerleşmelerini İslam’a karşı bir hakaret ve düşmanlık olarak yorumlamaktaydı. Öte yandan El Kaide’ye göre İslam dünyasındaki tüm çatışma ve felaketlerin sorumlusu da yine ABD ve onun müttefikleriydi. El Kaide terör örgütünün ABD’de planladığı terör saldırılarının ilki 1993’te yine sembolik bir hedef olarak seçilen DTM’ye düzenlenmiştir. Bomba yüklü bir aracı DTM otoparkına sokarak patlatmayı ve binayı yıkmayı hedefleyen teröristler büyük ölçekli bir katliam yapma amaçlarına ulaşamamış, saldırı 6 can kaybı ve 1000’e yakın kişinin yaralanması ile sonuçlanmıştır.

Kaynak: https://www.nytimes.com/2011/05/02/world/02osama-bin-laden-obituary.html

Saldırıların hemen ardından başlayan Kongre soruşturması, saldırıyı düzenleyen ve çoğu Suudi Arabistan vatandaşı olan teröristlerin uçaklara küçük gruplar oluşturarak bindiklerine ve her gruptan en az bir teröristin uçuş eğitimi aldığına dikkat çekmektedir. 11 Eylül 2001 günü sabah 08:46’da DTM’nin kuzey kulesine çarpan ilk uçağın ardından olayın bir terör saldırısı olup olmadığı konusunda net bir bilgi edinilememiş, ikinci uçağın saat 09:03’te bu kez DTM’nin güney kulesine çarpmasıyla olayların büyük bir terör saldırısının ilk halkaları olduğu kesinlik kazanmıştır. Saldırılar sırasında Florida’daki bir ilkokulu ziyaret etmekte olan ABD eski Başkanı George W. Bush’a terör saldırıları ile ilgili kısa bir bilgi verilmiş ve Bush’un hızla Başkanlık uçağına intikal etmesi sağlanmıştır. Gizli Servis, yeni saldırılar ve hedefler hakkında kesin bilgi edinmenin mümkün olmadığı ilk saatlerde Başkan’ın havada olmasının yerde olmasından daha güvenli olduğunu değerlendirmiş, Başkan Yardımcısı Dick Cheney de gizli tutulan güvenli bir yere götürülmüştür.

11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren teröristler. Kaynak: https://www.usatoday.com/story/news/nation/2021/09/08/9-11-hijackers-lived-plain-sight-northern-new-jersey/5755110001/

İngiliz Yayın Kuruluşu’nun (British Broadcasting Corporation / BBC) verdiği rakamlara göre saldırıların boyutu tarihte görülmemiş ölçüde dehşet vericiydi. Öyle ki, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybeden sivillerin sayısı, 1941’deki Japon saldırısı sırasında Pearl Harbor üssünde hayatını kaybeden ABD’lilerin sayısından daha fazlaydı. Ölen 19 teröristin dışında, kaçırılan uçaklarda 246 yolcu ve mürettebat, DTM’de 2606 kişi ve Pentagon’da 125 kişi hayatını kaybetmişti. Uçaklardan ilki DTM’ye çarptığında her iki kulede 17.600 kişi bulunmaktaydı. Kuzey kulesinde uçağın çarptığı katlar ve üzerindeki hiç kimse kurtulmayı başaramazken, ikinci kulede çarpışma ve bölgesi ve üzerindeki katlarda sadece 18 kişi kurtulmayı başarabilmişti. Aynı kaynağa göre saldırılarda 77 farklı ülkenin vatandaşları ölmüş veya yaralanmış, en büyük kayıp ise New York şehri acil müdahale ekiplerinden 441 görevlinin ölmesiyle yaşanmıştı. Saldırının hemen ardından ABD hava sahası tarihte ilk kez tüm uçuşlara kapatılmış, o esnada seyir halinde olan pek çok uçak ya başka ülkelere yönlendirilmiş ya da en yakındaki havalimanlarına inmeye zorlanmıştı.

Kaynak: https://www.nbcnews.com/slideshow/9-11-n645971

Kongrenin onayı ve Başkan Bush’un görevlendirmesiyle 2002’de oluşturulan ve 2004’e kadar görev yapan Ulusal Komisyon’un raporunda saldırının öncesine ve saldırıya ait dikkat çekici tespitler bulunmaktaydı. Cihatçı teröristlerin 1993’te düzenledikleri ilk DTM saldırısı ucuz atlatılmış ancak saldırıyı takip eden yıllarda Amerikan hedeflerine yönelik terör saldırıları devam etmişti. 1996 yılında Suudi Arabistan’da El Kaide tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda 16 Amerikalı ölmüş, 1998 yılında ABD’nin Nairobi, Kenya ve Tanzanya’daki elçiliklerine düzenlenen saldırılarda 12 Amerikan vatandaşının da içinde bulunduğu 224 kişi hayatını kaybetmişti. Bu saldırıların yanı sıra 1995’te Filipinler’de ve 1999’da Ürdün’de yine Amerikalıları hedef alan saldırılar henüz gerçekleşemeden istihbarat birimlerince ortaya çıkarılmıştı. Yıllardır devam eden saldırılar neticesinde Amerikan istihbaratı cihatçı terörizmle mücadelede tecrübe kazanmıştı fakat yeni saldırılar da beklenmekteydi. Şok edici olan şey, cihatçı teröristlerin saldırıları değil, bu saldırıların Amerikan anakarasında yolcu uçaklarıyla düzenlenmesi ve başta ABD olmak üzere tüm dünyada yarattığı moral tahribattı. Komisyon, 11 Eylül saldırılarının eldeki tüm istihbarata rağmen önlenememesini büyük bir zaaf olarak değerlendirerek istihbarat ve güvenlik kurumlarının yeniden yapılandırılmasını önermişti. 

11 Eylül saldırılarının hemen ardından ABD’deki tüm istihbarat ve güvenlik kuruluşlarını kapsayan yeni düzenlemeler yapılmıştır. İlk olarak Ulaştırma Güvenliği Teşkilatı (Transportation Security Agency) kurulmuş ve çoğunlukla özel sektörün elinde bulunan havaalanlarının güvenliği bu federal birime verilmiştir. 2002 tarihli Yurtiçi Güvenlik Yasası (Homeland Security Act) ve 2004 tarihli İstihbarat, Reform ve Terörizmin Önlenmesi Yasası (Intelligence and Reform and Prevention of Terrorism Act) ile de istihbarat ve güvenlik kurumları arasında koordinasyonun sağlanması hedeflenmiştir. Bu yasaya dayanarak oluşturulan Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Bürosu (Office of the Director of National Intelligence / ODNI), Federal Soruşturma Bürosu (Federal Bureau of Investigation / FBI) ve Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (Central Intelligence Agency /CIA) yanı sıra istihbarat görevi yürüten 14 farklı kurum arasındaki koordinasyonu sağlamakla görevlendirilmiştir.

Kaynak: https://www.latimes.com/world-nation/story/2021-09-10/photos-images-of-the-9-11-attacks

11 Eylül terör saldırılarının sonrasında ABD öncülüğünde oluşturulan bir koalisyon, merkezi Afganistan olan ancak Taliban yönetimiyle sınırlı kalmayan küresel ölçekli bir terörizmle mücadele stratejisi uygulamaya başlamıştır. Ekim 2001’de Afganistan’a yönelik hava ve kara operasyonuna başlayan ABD güçleri, Aralık 2001’de Taliban yönetiminin yenilgiye uğramasıyla yeni bir hükümet kurulması çabalarına hız vermişlerdir. Öte yandan Uluslararası Yardım Gücü’nün kurulmasıyla (International Assistance Force / ISAF) terörle mücadelede askeri yöntemlere Afganistan’ın ekonomik yardımlar ve programlarla yeniden inşası süreci de eşlik etmiştir. Saldırının baş sorumlusu olarak ilan edilen Usame bin Ladin, kendisine yönelik operasyonlardan yıllarca kaçmayı başarmış, ancak 2 Mayıs 2011’de Pakistan’da saklandığı bir evde ABD Özel Kuvvetleri’nin düzenlediği bir operasyonla öldürülmüştür. Afganistan’ın teröristlerin güvenli sığınağı haline gelmesine engel olmayı hedefleyen ve ülkeyi siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan yeniden yapılandırmaya çalışan ABD’nin bu çabası başarıya ulaşamamıştır. 2021 Ağustos ayında Afganistan’dan tamamen çekilen ABD, bu kararıyla hem müttefiklerini hayal kırıklığına uğratmış, hem de Taliban’ın ülke yönetimini yeniden ele geçirmesine engel olamamıştır.  

Daha fazlası için:

Okuma Önerileri:

  • Makale: Audrey Kurth Cronin, “Behind the Curve: Globalization and International Terrorism.”, International Security, Cilt 27, No 3, 2002, s. 30-58.  
  • Makale: Cenker Korhan Demir, “Terörizmle Mücadelede Görüşmeler”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 10, Sayı 38, 2013, s. 29-54.
  • Makale: Claudia Aradau ve, Rens Van Munster, “Governing Terrorism Through Risk: Taking Precautions, (un)Knowing the Future”, European Journal of International Relations, Cilt 13, No 1, 2007, s. 89-105.
  • Makale: David C. Rapoport, “Fear and Trembling: Terrorism in Three Religious Traditions.”, The American Political Science Review, Cilt 78, No 3, 1984, s. 658-677.
  • Makale: Martha Crenshaw, “The Causes of Terrorism “, Comparative Politics, Cilt 13, No 4, 1981, s. 379-399.
  • Makale: Müge Kınacıoğlu, “War on Terror and Hegemony: International Law-Making Regarding Terrorism After 9/11”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 8, No 32, 2012, s. 67-83.
  • Makale: Münevver Cebeci, “Defining the “New Terrorism: Reconstruction of the Enemy in the Global Risk Society”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 8, Sayı 32, 2019, s. 33-47.
  • Makale: Ulrich Beck, “The Terrorist Threat: World Risk Society Revisited.”, Theory, Culture & Society, Cilt 19, No 4, 2002, s. 39-55.

İzleme Önerileri:

  • Belgesel: 9/11: One Day in America (9/11 Amerika’da Bir Gün), Amazon Prime, 2021.
  • Belgesel: Revealed: The Hunt for Bin Laden (Açığa çıkarıldı: Bin Ladin’in Peşinde), Amazon Prime, 2021.
  • Belgesel: Rise and Fall. The World Trade Center (Yükseliş ve Çöküş: Dünya Ticaret Merkezi), History Channel, 2021.
  • Belgesel: Turning Point: 9/11 and the War on Terror (Dönüm Noktası: 9/11 Terörle Savaş), Netflix, 2021.
  • Dizi: Homeland (Anavatan), Netflix, 2011-2020.
Yazıyı Paylaşın
Şevket Ovalı

Doç.Dr. Şevket Ovalı, Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde 1996 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans derecesini Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’ndan, doktora derecesini ise Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’ndan alan Doç Dr. Ovalı, 2004’ten bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Bir süre Hollanda Maastricht University College’da lisans ve lisansüstü dersler veren Ovalı’nın başlıca çalışma alanları, uluslararası güvenlik, Türk dış politikası, Türk-Yunan ilişkileri ve Türk-Amerikan ilişkileridir. Doç. Dr. Ovalı, 2010’dan beri Uluslararası İlişkiler Dergisi’nin editörü olarak görev yapmaktadır.

Infocast Projesi
Geleneksel Olmayan Güvenlik Çalışmaları
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Secopedia’da yayımlanan çalışmalarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarlara aittir ve portal editörleri, yayın kurulu, Global Academy veya UİK tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
© Global Academy. All rights reserved. Opinions expressed in works published by Secopedia belong to the authors and do not imply endorsement by the Global Academy, IRCT, Editorial Board, or the Editors.
2024 © Global Academy. Tüm hakları saklıdır. Designed and developed by brain.work