Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü

Yazar: Şevket Ovalı

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Logosu

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme (kısaca Kimyasal Silahlar Sözleşmesi -KSS olarak da bilinmektedir) uyarınca 1997’de kurulmuş uluslararası bir örgüttür. 2020 itibariyle BM üyesi 193 ülke sözleşmeye taraf olarak aynı zamanda örgütün de üyesi haline gelmişlerdir. KSYÖ’nün görevleri arasında kimyasal silah stoklarının yok edilmesi süreçlerini denetlemek, imzacı devletlerin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını denetleyip raporlamak, kimyasal silah kullanımı vakalarını izlemek ve raporlamak, kimyasal maddelerin barışçıl amaçlarla kullanımını teşvik etmek bulunmaktadır.

Kimyasal silahların ortaya çıkışı, kimya endüstrisinin hızlı gelimi 19.yüzyıldan itibaren gösterdiği hızlı gelişim süreci ile örtüşmektedir. I. Dünya Savaşında kullanılan kimyasal silahların savaşın gidişatını değiştirecek belirleyici bir etkileri olmamış ancak yarattıkları korku ve dehşet, savaş sonrasında bu silahların kullanımının yasaklanmasına dair çok taraflı girişimlerin başlamasına neden olmuştur. 1925 Cenevre Sözleşmesi bu konuda bir norm oluşturmaya çalışmış ve kimyasal silahların muharebe meydanlarında kullanılmasını yasaklamıştır. Ancak sözleşmede kimyasal silahların üretimi ve sahipliği konusunda herhangi bir hüküm ve yaptırım olmaması, sözleşmeyi daha en baştan etkisiz kılmıştır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında sivilleri öldürmek için kullanılan kimyasal maddeler, Yahudi Soykırımı sırasında Nazilerin sıkça başvurdukları silahlar olmuşlardır. Soğuk Savaş sırasında ise taraflar birbirlerine karşı kimyasal silahlara başvurmamışlar ancak tonlarca kimyasal silah üretmiş ve stoklamışlardır. Kimyasal silahlar 1980’li yıllarda önce İran-Irak savaşı sırasında Irak ordusu tarafından İran’a karşı kullanılmış, daha sonra yine Irak tarafından ülkenin kuzeyindeki Halepçe’de ayaklanmayı bastırmak bahanesiyle siviller üzerinde kullanılmıştır. Saddam Hüseyin’in elindeki kimyasal silah stokları, Körfez Savaşı sırasında koalisyon güçlerini tedirgin ederken, Soğuk Savaş’ın hemen ardından bu silahların düşman rejimlerin veya terör örgütlerinin eline geçmesi olasılığı da artmıştır. ABD ve Rusya ikili bir anlaşmayla ellerindeki kimyasal silah stoklarını yok edeceklerini ve yeni kimyasal silah üretmeyeceklerini açıklamaları bu konuda bir milat olmuş ve kimyasal silahların dünya çapında yasaklanması için yürütülen çabalar hız kazanmıştır.

KSS’nin imzalanmasına giden yol, Soğuk Savaş sonrasının belirsizlik ve riskleri altında şekillenmiş, 1992’de taslak hali hazırlanan KSS, 1993’te imzaya açılmıştır. 1997’de sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte KSYÖ’nün idari yapısı ve çalışma ilkeleri de belirlenmiştir. Örgütün en üst organı, üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan Genel Konferanstır ve olağan dışı toplantı çağrısı yapılmadıkça senede bir kez toplanır. Genel Konferans, ülkelerin sözleşme ile kabul ettikleri taahhütlerin denetlenmesi, örgütün yıllık faaliyet raporunun onaylanması, bütçe ve üye ülkelerin bütçeye yapacakları katkıların belirlenmesi, yürütme konseyi üyelerinin seçilmesi, genel direktörün atanması, kimyasal maddelerin barışçıl amaçlarla kullanılması amacıyla uluslararası işbirliğinin teşvik edilmesi ve sözleşmeyi etkileyebilecek bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gözden geçirilmesi görevlerini üstlenmiştir.

Örgütün Hollanda Lahey’deki Merkez Binası Toplantı Salonu

KSYÖ’nün yürütmeden sorumlu organı, örgüte üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan ve genel konferans tarafından seçilen 41 kişiden müteşekkil İcra Konseyidir. Bu konseydeki üyelikler bölgesel temelde olup Afrika’dan 9, Asya’dan 9, Doğu Avrupa’dan 5, Latin Amerika ve Karayipler’den 7, Batı Avrupa ve diğerlerinden 10, Latin Amerika-Karayipler ile Asya’dan dönüşümlü olarak katılacak 1 üye (Bu bölgelere ayrılan kotanın dışında) bulunmaktadır. İcra Konseyinin başlıca görevleri, KSS’ne uymayan taraf devletlerle ilgili tedbirler almak ve bu konuda Genel Konferansa tavsiyelerde bulunmak, örgüt programı ve bütçesini Genel Konferansa sunmak, Genel Konferansa örgütün işleyişi ve sözleşmenin uygulanması ile ilgili durum raporları sunmak ve Genel Direktörün atanması için Genel Konferansa aday tavsiyesinde bulunmaktır. Konseyin icra görevleri ise Örgüt adına KSS’ne taraf devletlerle kimyasal silahlardan korunma konusunda ikili anlaşmalar imzalamak, Teknik Sekretaryanın sözleşmenin uygulanması için sözleşmeye taraf devletlerle yapacağı anlaşmaları onaylamak, Genel Konferansın onayıyla devletler ve uluslararası örgütlerle KSYÖ adına anlaşma imzalamak olarak sıralanabilir.

Bu organların altında çalışan organ ise Teknik Sekretaryadır. Teknik Sekretarya, örgütün gündelik çalışma programını yürüten genel direktör, genel direktör vekili ve bunlara raporlama yapan çeşitli birimlerden oluşan bir organdır. Teyit görevleri yürüten ve soruşturmalardan sorumlu birimler başta olmak üzere, uluslararası işbirliği, hukuk işleri ve dış ilişkiler birimleri de Teknik Sekretarya altında görev yapmaktadırlar.

Örgütün eski Genel Direktörü Ahmet Üzümcü 2013 yılında örgüt adına Nobel ödülü alırken

KSYÖ kurulduğu günden bu yana önemli başarılara imza atmıştır. Örgüt bugüne kadar dünyada varlığı ilan edilen kimyasal silah stoklarının %98,37’sinin yok edilmesini sağlamıştır. KSYÖ 1997’den itibaren yürüttüğü 516 teftişle devletler tarafından varlığı ilan edilen 97 kimyasal silah üretim tesisinden 74’ünün yok edilmesini 23’ünün de barışçı amaçlarla çalışacak tesislere dönüştürülmesini sağlamıştır. Örgüt ayrıca kimyasal silahların stoklandığı ve yok edildiği tesislerde de sayısız teftişlerde bulunarak bu silahların güvenli bir biçimde yok edildiği süreçlere nezaret etmiştir. Örgüt zaman zaman kimya sektöründe faaliyet gösteren tesislerde de teftişlerde bulunmakta ve kimyasal maddelerin barışçıl amaçlarla kullanılmasını teşvik etmektedir.

Text Box: Örgütün eski Genel Direktörü Ahmet Üzümcü 2013 yılında örgüt adına Nobel ödülü alırken2013’te Suriye’nin Guta şehrinde sivillere karşı kimyasal silah kullanıldığı iddiaları örgütü  uluslararası siyasetin gündemine yeniden oturtmuştur. ABD’nin saldırı tehdidi altında kimyasal silah stoklarını örgüte devreden ve KSS’ne taraf olan Suriye hükümeti, örgüt müfettişlerinin ülkede rahat çalışmalarına izin vermiştir. Örgüt bu doğrultuda Suriye’de araştırmalar yürütmüş ve toplanan kanıtlar örgüt laboratuvarlarında incelemeye alınarak raporlar BM’e sunulmuştur. KSYÖ, Kimyasal Silahların Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik gayretleri ve bu çerçevede titizlikle yürüttüğü teftişler sebebiyle 2013’te Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür.

Daha fazlası için:

Okuma Önerileri:

  • Makale: Bimal N Patel, “The Accountability of International Organisations: A Case Study of the Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons”, LJIL, Cilt 13, (2000), s. 571-599.
  • Makale: Gencer Özcan, “Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü”, Güvenlik Yazıları Serisi, No. 31, Kasım 2019.
  • Makale: René Pita ve Juan Domingo, “The use of chemical weapons in the Syrian conflict”, Toxics Cilt 2, No. 3, 2014, s. 391-402.

İzleme Önerileri:

Dinleme Önerileri:

Görüntülenme Sayısı: 185