İklim Mültecileri

Yazar: Şevket Ovalı İklim mültecileri kavramı, 2000’lerin başlarından itibaren sıklıkla kullanılmaya başlanan bir kavram olup, genellikle iklim değişikliği ve buna eşlik eden çevresel bozulma ile afetler neticesinde yerlerinden edilen kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Literatürde bu gruba giren insanları yer değiştirmeye mecbur eden iklimsel etkiyi vurgulamak için “iklim göçü”, “iklim kaynaklı yer değiştirme” ve “ekolojik yer …

1951 Cenevre Sözleşmesi

Yazar: Şevket Ovalı 1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme veya yaygın adıyla 1951 Cenevre Sözleşmesi, mülteciliğin tanımını yaparak mültecilerin uluslararası anlamda imzacı devletler tarafından korunmasını sağlayan bir belgedir. Mülteciler meselesi aslında ilk olarak Rus İç Savaşının ardından Avrupa’ya kaçan Beyaz Ruslarla birlikte siyasetin gündemine girmiştir. Ancak 1951 sözleşmesinin ortaya çıkışını oluşturan şartlar, I. ve II. …

Sığınmacılar

Yazar: Şevket Ovalı Uluslararası Göç Örgütü tarafından yayımlanan Göç Terimleri Sözlüğü’ne göre “ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde bir ülkeye mülteci olarak kabul edilmek isteyen ve mültecilik statüsüne ilişkin yaptıkları başvurunun sonuçlanmasını bekleyen kişilere” sığınmacı denir. Sığınmacı kavramı zaman zaman mülteci, göçmen ve düzensiz/kaçak göçmen gibi kavramlarla birlikte ya da eş anlamlı olarak yanlış …

Uluslararası Enerji Ajansı (UEA)

Yazar: Fulya Aksu Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) 1973 Petrol Krizi’nin ardından 18 Kasım 1974’te  petrol tüketicisi ülkelere tarafından kaynakların güvenliğini sağlamak amacıyla kuruldu. UAE’nin enerji güvenliği bağlamında kurulmuş ilk uluslararası platform olduğu söylenebilir. Dünyayı hem teori hem de pratikte enerji güvenliği kavramı ile tanıştıran 1973 Petrol Krizi, ilk olarak Bretton Woods sisteminin 1971’de çökmesinin ardından …

Enerji Merkezi

Yazar: Fulya Aksu Dar anlamıyla enerji merkezi veya enerji ticaret(i) merkezi (energy hub), sınırları içinde enerji satın alan ve ardından bunu diğer ülkelere ihraç eden aktör anlamına gelmektedir. Bir enerji (ticaret) merkezinin uluslararası politikadaki konum ve etkisini kapsamayan bu dar tanımlamanın küresel düzlemdeki önemini anlamak ve açıklamak için öncelikle enerjinin ve buna bağlı olarak enerji …

Enerji Jeopolitiği

Yazar: Fulya Aksu Jeopolitik, en geniş anlamıyla coğrafya, ekonomi ve demografi gibi unsurların uluslararası ilişkiler ve dış politika üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak tanımlanabilir. İlk olarak 1899 yılında Rudolf Kjellen tarafından ortaya atılan kavram, coğrafi konumların stratejik önemini, kaynaklara erişimi ve bu unsurların siyasi, ekonomik ve askeri dinamikler üzerindeki etkisini inceler. Enerji jeopolitiği ise jeopolitiğin geniş …

Kaynakların Çeşitlendirilmesi ve Enerji Güvenliği

Yazar: Fulya Aksu Enerji güvenliği, en genel anlamda istikrarlı bir enerji kaynağına düzenli erişim anlamına gelir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın raporunda  enerji güvenliği, “enerjinin her zaman çeşitli biçimlerde, yeterli miktarlarda ve uygun fiyatlarda, çevre üzerinde kabul edilemez veya geri döndürülemez bir etki yaratmadan mevcut olmasını ifade eden terim” olarak tanımlanmaktadır (UNDP, 2015: 11). Uluslararası Enerji …

NATO Stratejisinde Enerji Güvenliği

Yazar: Fulya Aksu Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (North Atlantic Treaty Organization – NATO), 4 Nisan 1949 tarihinde, Kuzey Atlantik bölgesinde istikrar ve güvenliği sağlamak amacıyla kurulmuş ittifaktır. İttifak, askeri tehditlere karşı koruma ve kolektif savunmayla üyelerinin güvenliğini sağlamayı taahhüt etmektedir. NATO’nun gündemi, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve güvenlik kavramı ve olgusunun evrimiyle birlikte, dar askeri …

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)

Yazar: Fulya Hisarlıoğlu Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı özerk bir kuruluş olarak dünya genelinde halk sağlığını geliştirmeyi amacıyla 7 Nisan 1948’de kurulan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel düzeyde herkes için mümkün olan en yüksek sağlık hizmetlerinin sağlanması ve standartlaşmasını hedeflemektedir. Sağlık alanında modern uluslararası iş birliğinin tarihi, 19. yüzyılın ortalarında, özellikle endüstrileşmiş Avrupa kentlerinde işçi sınıfının …

Biyogüvenlik

Yazar: Fulya Hisarlıoğlu Biyogüvenlik, kamu sağlığının korunması ve iyileştirilmesiyle, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için devreye sokulan ve biyoteknoloji, gıda güvenliği, çevresel koruma, laboratuvar ve biyolojik araştırmaların güvenliği gibi pek çok alanı kapsayan prosedür ve uygulamaların bütünü olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle, biyolojik tehditlere ve risklere karşı alınan koruyucu ve önleyici faaliyetlerin bütününü oluşturur. Bu bakımdan …