Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA)

Yazar: Ali Şevket Ovalı 1990 yılında Paris’te imzalanan ve Temmuz 1992’de yürürlüğe giren Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA) (Treaty on Conventional Forces in Europe – CFE) NATO ve Varşova Paktı arasında imzalanmıştır. Antlaşma zırhlı muharebe araçları, muharebe tankları, savaş uçakları, toplar ve saldırı helikopterlerini içeren toplam beş konvansiyonel silah kategorisinde sayıca indirimi, karşılıklı bilgi paylaşımını […]

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)

Yazar: Ali Şevket Ovalı 1994 Budapeşte Zirvesi ile kurulan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) silahların  kontrolü, terörizm ve enerji güvenliği gibi klasik güvenlik konularının yanı sıra demokrasi, insan hakları, çatışmaların önlenmesi, kriz yönetimi, çatışma öncesi erken uyarı ve çatışma sonrası rehabilitasyon alanlarında da siyasi diyalog forumu olarak işlev gören uluslararası bir örgüttür. Diğer örgütlerden […]

Akdeniz Diyaloğu

Yazar: Ali Şevket Ovalı Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından İttifakın yakın çevresini kapsayacak ve işbirliğine dayalı bir güvenlik mimarisi oluşturmaya çalışan NATO, İttifakın çevresindeki bölgelere yönelik girişimlerini arttırmış ve Barış İçin Ortaklık Projesi gibi programlarla hem ittifakı çevre ülkelere tanıtmak hem de gelecekteki işbirliği mekanizmalarının temelini atmak istemiştir. 1994’de hayata geçirilmiş olan Akdeniz Diyaloğu, bu yeni […]

Nükleer Yayılma

Yazar: Mehmet Ali Tuğtan Güvenlik çalışmaları alanında nükleer yayılma, nükleer teknoloji ve silahların uluslararası anlaşmalar çerçevesi dışında devlet ve devlet-altı aktörlerin eline geçmesianlamında kullanılır. Uluslararası hukuk alanında, 1968’de imzaya açılan ve 1970’de yürürlüğe giren Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (Treaty on the Non-Proliferation of Nuclear Weapons, kısa ismi ile Non-Proliferation Treaty – NPT) nükleer silahların […]

Kriz Yönetimi

Yazar: Mehmet Ali Tuğtan Kriz yönetimi, kurumların beklenmedik tehditler karşısında verdikleri tepkilerin tasarlanması ve uygulanmasına verilen genel isimdir. Kriz yönetimi, doğa bilimlerinde tıptan mühendisliğe ve sosyal bilimlerde güvenlik çalışmaları, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerin yanısıra halkla ilişkiler ve işletme alanlarının da önemli bir çalışma konusudur.  Çok farklı disiplinler ve alanlarda kriz yönetimi konusunda yapılan çalışmalar […]

Kopenhag Okulu

Yazar: Sinem Akgül Açıkmeşe Kopenhag Okulu, güvenliğin anlamlandırılması ve açıklanmasında kullanılan geleneksel kuramlara karşı çıkan bir güvenlik yaklaşımı olarak tanımlanır. Okul, güvenliğin devlet merkezli ve askeri unsurlar odaklı biçimde analiz edilmesine bir eleştiri olarak doğmuştur. Kopenhag Okulu adlandırmasının kökleri, 1985’te Kopenhag Üniversitesi bünyesinde kurulan Barış ve Çatışma Araştırma Merkezi’nde Avrupa Güvenliği çalışma grubunun yürüttüğü “Avrupa […]

Kolektif Savunma

Yazar: Mehmet Ali Tuğtan Kolektif savunma, NATO başta olmak üzere bölgesel savunma örgütlerinin temel prensibi olan ilkedir. Kolektif savunmada amaç, tek tek üyelerin karşılaşabileceği tehditleri caydırmak için bir güvenlik örgütünün tüm üyelerinin gücünü aynı havuzda toplamaktır. Felsefi olarak, Alexandre Dumas’ın Üç Silahşörler’i ile popülerleşen, aynı zamanda İsviçre Konfederasyonu’nun gayriresmi sloganı olan unus pro omnibus, omnes […]

İnsan Güvenliği

Yazar: Ali Şevket Ovalı İnsan güvenliği kavramı Uluslararası İlişkiler ve güvenlik literatürüne 1990’ların ortalarında girmiştir. Kavramın kökenleri Aydınlanma hareketi düşünürlerinin eserlerine kadar dayansa da uluslararası güvenliğin kuramsal ve pratik sahasında boy göstermesi 1994’ten itibaren gerçekleşmiştir. Uluslararası ilişkilerde güvenlik geleneksel olarak devleti öncelemektedir. Bir başka deyişle uluslararası ilişkilerde korunması gereken ne veya kim sorusuna verilen cevap […]

İkinci Dünya Savaşı

Yazar: İnan Rüma İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) insan eliyle yaratılan en büyük felaketti. İnsanın kötülüğünün ulaşabileceği zirveyi dehşet bir şekilde gözler önüne serdi. Birinci Dünya Savaşı’ndakinin iki katından daha fazla zayiat olduğunu iletmek korkunç yıkımın boyutları konusunda fikir verebilir. İkinci Dünya Savaşı’nın nedeni faşizm, yani aşırı milliyetçi otoriter rejimlerdir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında düzen bir […]