Arkasına Eklemlenmek

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Arkasına Eklemlenmek

Yazar: Mehmet Ali Tuğtan

Arkasına Eklemlenmek (İngilizce Bandwagoning; Psikoloji’de kullanılan Bandwagon Effect ile karıştırılmamalıdır), oyun teorisinde kullanılan bir teriminin karşılığıdır. Daha zayıf aktörlerin güçlü bir aktörün peşine takılarak, çıkar ve politikalarını onunla aynılaştırmasına verilen isimdir. Zayıf aktör, güçlü aktöre karşı durmanın bedelinin onunla işbirliği yapmanın bedelinden daha ağır olacağına karar verdiği noktada, güçlünün arkasına eklemlenir. Bu süreçte zayıf aktör, işbirliğine giriştiği daha kuvvetli ortağın görece olarak daha fazla kazanmasına da zımnen rıza göstermiş olur. Amaç, görece kazançlarda (relative gains) dengesizlik oluşsa bile elde edilecek mutlak kazanca (absolute gains) ortak olmak, daha da önemlisi güçlü olan aktörün kötü niyetinden korunmaktır. Güçlü aktör için arkasına eklemlenilmesine izin vermenin mantığı, bu sayede hem mutlak kazancı arttırmak, hem de görece kazançlarda karlı çıkmaktır. Güçlü aktörler, zayıf aktörleri arkalarına eklemlemek için işbirliği başlatırken zayıf tarafın belli bir süre için görece kazançlarda aradaki güç farkını yansıtmayan kazanımlar elde etmesine göz yumabilirler. Uzun vadede görece kazanç dengesi daha güçlü olan taraf lehine değişecektir.
Arkasına eklemlenmek terimi ilk olarak, Quincy Wright’ın 1942 tarihli A Study of War adlı eserinde ortaya konulmuştur. Kavramı Uluslararası İlişkiler ve güvenlik literatüründe popülerleştiren ise, Kenneth Waltz’ın yapısal gerçekçi Uluslararası İlişkiler teorisinin temel eseri sayılan 1979 tarihli Theory of International Politics adlı eseridir. Waltz, büyük güçlerin birbirleri ile ilişkilerinde iki temel davranış biçimi olarak dengeleme  ve arkasına eklemlenme eğiliminde olacaklarını öne sürer. Bu teoriye göre, Soğuk Savaş sırasında iki kutuplu sistemin oluşmasını sağlayan temel dinamikler, bir tarafta iki süper gücün birbirlerini dengelemesi, diğer taraftan da diğer büyük güçlerin onların arkasına eklemlenerek karşılıklı olarak Doğu ve Batı bloklarını oluşturmasıdır. Türkiye ve ABD arasında 1945 yılında başlayan ve Türkiye’nin 1952 yılında NATO üyesi olması ile sonuçlanan süreç, arkasına eklemlenmenin tipik bir örneğidir: 1945 yazında Sarper-Molotov görüşmesi sırasında ifade edilen Sovyet taleplerini kabul edilemez bulan Türkiye, Sovyetler Birliği’ni dengelemek için ABD etrafında oluşan Batı İttifakı’nın arkasına eklemlenmeyi seçmiştir.

22 Ekim 1951, Londra
NATO daimi temsilcileri, Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya üyeliğini onaylayan Protokolü imzalıyorlar

Günümüzde uluslararası sistemi tarif etmek için kullanılan terimlerden birisi de belirmekte olan gevşek çok kutupluluktur. Bu tür durumlarda arkasına eklemlenmenin nasıl işlediğini Randall L.  Schweller “Bandwagoning for Profit: Bringing the Revisionist State Back In” (1994) tarihli makalesinde, arkasına eklemlenme süreci içinde farklı roller üstlenen devletleri hayvan isimlerine göre tanımlayarak açıklar. Buna göre uluslararası sistemde revizyonist amaçları olan ama bunları tek başına gerçekleştirecek güçten yoksun aktörleri çakala benzetmek mümkündür, zira doğada da çakallar kendileri avlanmaktan ziyade başka avcıların başarılarının sonuçlarından faydalanırlar. Bu tür ‘çakal’ tipi güçlerin arkasına eklemlendiği, kendisi de uluslararası sistemde revizyonist amaçlar taşıyan ve bunları gerçekleştirecek güce de sahip olan aktörlere ise Schweller ‘kurt’ tanımını uygun görür. Zira kurtlar kendileri avlanır ve çakallar da onların avlarının artıkları ile beslenir. Schweller sistemdeki statükoyu savunan büyük güçleri ‘aslan’, statükonun devamını savunan ve bunun için statükocu büyük güçlerin arkasına eklemlenen daha zayıf devletleri ise ‘kuzu’ olarak tanımlar.

Çin, İran ve Rusya gibi revizyonist devletlerin durumunu gösteren bir karikatür
Kaynak: https://www.ft.com/content/fb9a5ba6-fd4d-11e3-96a9-00144feab7d

İdeolojik olarak büyük ölçüde ABD hegemonyasına dayalı statüko yanlısı görünen bu tanımlar aracılığı ile Schweller, aslında hegemonik kriz içindeki ABD ve müttefikleri ile yükselen Çin-Rusya ekseni etrafında toplanan diğer ülkelerin karşıtlıklarını da tarif etmektedir. Nitekim, arkasına eklemlenme ve dengeleme gibi yapısal gerçekçi tanımlara, hem modernist hem de post-modernist paradigmaya dayanan Uluslararası İlişkiler teorileri çerçevesinde çeşitli eleştiriler getirilmiştir. Oyun teorisinin esas uygulama alanı olan iktisat teorisinde de, bencil rasyonel aktörlerin etkileşimine dayalı modeller sorgulanarak büyük ölçüde aşılmıştır. Son dönem Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler teorileri, aktörlerin davranışlarında rasyonaliteden çok duyguların önemine yoğunlaşmaktadır.

Daha fazlası için:

Okuma Önerileri

  • Kitap: Kenneth N. Waltz, Theory of International Politics, New York, McGraw-Hill, 1979.
  • Kitap: Kenneth N. Waltz, Uluslararası Politika Teorisi, çev. Osman S. Binatlı , der. Çınar Özen, İstanbul, Phoenix Yayınevi, 2015.
  • Kitap: Quincy Wright, A Study of War, Chicago, University of Chicago Press, 1965.
  • Makale: Spyridon N. Litsas, “Bandwagoning for Profit and Turkey: Alliance Formations and Volatility in the Middle East”, Israel Affairs, Cilt 20, No 1, s. 125-139.
  • Makale: Erdem, Özlük, “Dengeleme mi Peşine Takılmak mı?: Dış Politika Stratejilerini Yeniden Düşünmek”, Akademik Bakış, Cilt 10, No 20, Yaz 2017, s. 221-263.
  • Makale: Randall L. Schweller, “Bandwagoning for Profit: Bringing the Revisionist State Back In”, International Security, Cilt 19, No 1, 1994, s. 72-107.
  • Makale: Mehmet Ali Tuğtan, “Değişen Dünya Düzeni ve Türkiye”, Panorama Çevrimiçi Yayın, 21 Ocak 2020, https://www.uikpanorama.com/blog/2020/01/21/degisen-dunya-duzeni-ve-turkiye/ (Erişim Tarihi: 19 Kasım 2020).

İzleme Önerileri

Görüntülenme Sayısı: 21